Deneme yazısı 13 dk okuma · 28 Ekim 2026

Ölçüler

H

hamdi oruç Onaylı üye Sv. 1

0 Altın Yaprak
Özel ölçüler ve genel ölçüler Esmalar ilahi dinde genel ölçülerdir. ayetler-hadisler özel ölçülerdir Miras ayeti genelleştirlmiş ve adillik ölçüsü bozulmuş.yani esmalara savaş Allaha savaş açılmış....ilahiliğe savaş açılmış.Faiz ayetleri genelleştirilmiş MALİKLİK esasına ilahi ölçüye savaş açılmışyıt.Tefsirler tahrif olmuştur.Behlül dane diyor ki. karnını doyurmak için çalanın değil halifenin elini kesin.zira zekat mantığı ile ülkede açlık önlenmelidir ilahi dine göre... Faizin haramlığı sadece Medine devletine hastır.sınırlı yani tarihsel ve bölgesel bir haramlık o. Zaten günümüzde altın ölçü değil faizi tesbitte...yani faizin tesbitine ölçü olan altının kıymeti değişmez olmalıdır. dünün iki koyunu bu gün bir koyun almıyor piyasada serbestlik var... Ayet ölçüdür ama sınırlı ölçüdür hadis de ölçüdür ama sınırlı ölçüdür. özel şartların ölçüsüdür ayetler ve hadisler.İlahi ölçülerden başka ölçü esmalardan başka ölçü olamaz ilahi dinde...mezheb fetvaları da bunu tasdikler ölmeyecek kadar domuz eti ye der. yani özel şartların ölçüleridir mezhebin bazı fetvaları..."Namaza sarhoşken yaklaşma "der ayet.namaza yaklaşma diyemez...ilahi ölçünün gereğidir namaz çünkü...kulluk mantığının gereğidir namaz kulluk vicdanının gereğidir.Baş örtüsü uçkurculukla kavga mantığı niyeti taşımıyorsa ibadet değildir.bir kişi sinemadaki rolü gereği başörtüsü taksa ibadettir denilemez.niyet mantık vicdan üçlüsüdür eylemi hali düşünceyi ibadet eden. Oruç tutan bir toplumda uçkurcu fırka mideci fırka yok olur İslamın beş şartı 72 fıkayı yok edicidir.İslamın beş artı oluşturduğu niyet mantık ve vicdanla 72 fırkayı yok etmeye yeter...Vahyin özetidir bu beş şart... Ve şiir: Yazık Çöllerde leyla aradı Mecnun Çölde kendini aradı mecnun Yazık anlayamadık Ölüme ölüm yazılmış Ölsün ölüm Hayatı sev Ölümsüzlüğü anla Yazık anlayamadık Yazık anlayamadınız beni Ben "eşref-i mahlukatım"... Yazık "Ben sarı çiçeğim"toprağımın karasını gördünüz siz Perdeliyiz kara toprağımız gaflet gömleği Seni göremediler ayna kim tuttu bana seni göremediler Bahtım kara kaderim yara bilemediniz Engelliyim kim koydu bu engelleri ve neden bilemediniz Neden bir mısırdayım neden aradığım Zeliha benim... Susacaksınız...perdeliler sizi gafiller sizi Ağlattınız sizi gafiller sizi Kendimde aradığım ayna sana yazık bana yazık Kendimde aradığım Zeliha benim Ağlattınız sizi gafiller sizi Adem kendinde buldu havvayı Kendinde mecnunun düştüğü çöl Ağlattınız sizi gafiller sizi mecnunu Kendimde dost Kendimde düşman Ağlattınız sizi gafiller sizi Yazık Akşam vaktinin her gün çizdiği güle İbrahimin baktığı yıldıza Adı şirin olan kıza... Ağlattınız sizi gafiller sizi Kulum dedi Mecnun duyuramadı bize yazık Ağlattınız sizi gafiller sizi Nükler yiyen Japonyaya Dünyadan ağır basan konyaya Hor baktınız Bende gerçek evren ve dünya Ben insanım Ben bir evren kadar aynayım Anlaşılamadım yazık Ağlattınız sizi gafiller sizi Bu dünya gölge dünya Ağlattınız sizi gafiller sizi Güneş aynada Şimdi Ağlattınız sizi gafiller sizi Kendimi arıyorum dedim duyuramadım Yazık Ağlattınız sizi gafiller sizi Kendimde seni arıyorum ayna Zelihaya çıktım basamak basamak Şimdi kendimi arıyorum Ağlattınız sizi gafiller sizi Aynaları ve beni Yazık Ağlattınız sizi gafiller sizi Çöllerde leyla aradım Leylayı bulan mevlayı görmezse yazık demediniz Ağlattınız sizi gafiller sizi İçimdeki ateşi beğenmediniz koru beğenmediniz Gözümdeki yaşı kanı görmediniz yazık Ağlattınız sizi gafiller sizi Leyla şöyle dursun aradığım Mevla benim ayna İbrahimim ben yıldızlar şöyle dursun Ey sınırsız olan ey sonsuzluk seni arıyorum Dedi İbrahim Gafilsin Nemrut yazık Çöller bitti güller bitti yollar bitti kendimde arıyorum Ayna seni Gölgen gibiyim sende arıyorum Beni Dedi Mevlana Konyada Ve Behlül dedi aynı sözü Gafilsin ey halife gafilsin Dediğim zamanlar oldu Zelihaya çıksam basamak basamak ben de şu Yusuf gibi Kendimi arıyorum bir kuyudayım henüz Ve ağlıyorum Aynalar ağlattı beni Yazık Kırılan aynalar ağlattı beni Dobra konuştular aynalar ağlattılar beni dedim duyuramadım size Ağlattınız sizi gafiller sizi Ve yaş yetmiş beş Ağlattınız sizi gafiller sizi Geç kaldım ve mısır uzakta Benimde kırk yaşım almış yaşım vardı Hepsi tuzaktaydı tuzakta Ayna uzakta Yazık dedim ağladım Ağlattınız sizi gafiller sizi Şu Yusuf gibiyim Yaş yetmiş beş aşk hikayesi şimdi ömrüm Zelihaya çıksam basamak basamak ben de Yusuf gibi Bu gün Kendimi arıyorum Ayna uzakta dedim ağladım Ağlattınız sizi gafiller sizi Yusufluğum tuzakta... Mısır pazarında... Ayna arıyorum Yazık dedim duyuramadım size Ağlattınız sizi gafiller sizi Dünkü fotoğrafım bu: Çukurlarda kuyularda kendimi arıyorum Yaşım yetmiş beş olmuş Artık kendimi arıyorum aşk defterinde Ve aynada dedim size duyuramadım Yiğitlik kitabında adım olmalıydı benim adım en büyük... Zelihaya çıksam basamak basamak ben de Yusuf gibi Şu aynada Şu fotoğrafta Ağlattınız sizi gafiller sizi Dün ve bu gün Aradığım Zelihadır Yazık bana hala Zeliha arıyorum Yaş yetmiş beş dedim ağladım Ağlattınız sizi gafiller sizi Kayalar surlar gibi duvarlar gibi yoluma oldunuz engel Yakuptan kaçıp aradığım Zelihadır Kuyulara uçup aradığım zelihadır Zelihayı arıyorum kendim sanıp Yıldız arar gibi aradığım Zelihadır Ağlattınız sizi gafiller sizi Kayalar surlar gibi duvarlar gibi yoluma oldunuz engel Adem de Havvayı aradı böyle Cenneti değil Havvayı aradı cennette Dünyada havvayı aradı Yıldızları basamak etti İbrahim Bu aynada Ağlattınız sizi gafiller sizi Kayalar surlar gibi duvarlar gibi yoluma oldunuz engel Zelihaya çıksam basamak basamak ben de ey Yusuf Ve Zelihada bulsam mevlayı ben de ey Yusuf Zeliha bir ayna Ben bir Yusuf hayranıydım Ağlattınız sizi gafiller sizi Kayalar surlar gibi duvarlar gibi yoluma oldunuz engel Leylada bulsam mevlayı ey Mecnun Şirinde bulsam mevlayı ey Ferhat Dağları delsem gam değil Kuyulara düşsem gam değil Çöllerde yansam pişsem gam değil... Ben bir Ferhat hayranıydım Ağlattınız sizi gafiller sizi Kayalar surlar gibi duvarlar gibi yoluma oldunuz engel Yazık Yaş yetmiş beş üç-beş adım sonrası mezar Önce kendimi aramalıyım kendi sesimi Kendi aynamda ağlıyor bir çocuk Bir fidan kırılıyor bir başka aynada Batarken kendi ufkumda günler güneşler Akşam vakitleri dolarken gönlüme Ağlattınız sizi gafiller sizi Kayalar surlar gibi duvarlar gibi yoluma oldunuz engel Batarken yetmiş beş yaşımda güneşler Zelihadır aradığım Yazık Yıldız gibi aradığım Geceme aradığım yıldızdır Zeliha Gecem var Zeliham yok Kaderimde geceler var neredesin Zeliha ey yar Dedim duyuramadım size Ağlattınız sizi gafiller sizi Kayalar surlar gibi duvarlar gibi yoluma oldunuz engel Zelihaya çıksam basamak basamak ben de ey Yusuf Taşları eritiyor yağmurlar taş olsaydım asra Nuh devrinden kalma taşlara benzeseydim Tufanlarında çirkin asrın Dedim ki:Her yolum acılara çıkıyor Aynalardayız aynalarda ne gam artık Ağlattınız sizi gafiller sizi Kayalar surlar gibi duvarlar gibi yoluma oldunuz engel Yazık dedim Benden bir iz kalmayacak Kaderimde geceler var Ağlattınız sizi gafiller sizi Kayalar surlar gibi duvarlar gibi yoluma oldunuz engel Anla beni Neredesin Zeliha ey yar Aynalardayız gamlanmam artık Demiştim Ağlattınız sizi gafiller sizi Kayalar surlar gibi duvarlar gibi yoluma oldunuz engel Gönül şehrimde yangınlar var Gönül şehrimde yangınlar olmalı... Taştan iz kalacak gönlümden iz neden kalmasın Kaderimde geceler var Neredesin Zeliha ey yar Aynalardayız gamlanmam artık Dedim boş yere Ağlattınız sizi gafiller sizi Kayalar surlar gibi duvarlar gibi yoluma oldunuz engel Zelihaya çıksam basamak basamak ben de ey Yusuf Desem bir gün İsteme Zelihayı Zelihadan büyük Allah var Aynalardayız gamlanmam artık Desem keserdiniz yolumu Ağlattınız sizi gafiller sizi Ağlattınız sizi kafirler sizi Anla beni Zeliha Dedim bu gün İsteme Zelihayı Kendime yabancıyım..."ezanlara yabancı" Gönül şehrimde yangınlar olmalı... Komşumun evinde yangınlar varsa Aynalardayız gamlanmam artık Derdim keserdiniz yolumu Ağlattınız sizi gafiller sizi Dedim bu gün İsteme Zelihayı Camilerin güneşleri doğsun önce vatanımda Dedim ki:Şafaklar güneş getirmez bana Yıkımlardayım her an Kaçmam mümkün değil yıkımdan..." Gönül şehrimde yangınlar olmalı... Kardeşlerimin evinde yangınlar varsa Aynalardayız gamlanmam artık Aynalardayız gamlanmam artık Dedim kesdiniz yolumu Ağlattınız sizi gafiller sizi Ağlattınız sizi kafirler sizi Dedim bu gün İsteme Zelihayı Zelihadan kaç Yakuba kaç sılaya Evet kendimi arıyorum yani Osmanlıyı Kanımda Osmanlı dinimde osmanlı olmalı Kendimi arıyorum yani insanlığımı... Yıldız kuyuları olmalıydı gönlümde... Kuyularım göklere asılı merdivenler Kendimi arıyorum masumluğumu şimdi Çocukluğumu Annemin sütünde arıyorum kendimi Rabbim seni arıyorum Mısırda ve Zelhada şimdi Gönlüm Mekke kadar temizdi...Mekke sergisindeydi Bir çocuktum aynasında ömrümün Aynalardayız gamlanmam artık Gönül şehrimde yangınlar olmalı... Yaban sahillerindeyim yaşlılığın Denizlerinde olmalıydım yiğitliğin Gönlüm Mekke kadar temizdi...Mekke sergisinde Bir çocuktum aynasında ömrümün Aynalardayız gamlanmam artık Aynalardayız gamlanmam artık Dedim kesdiniz yolumu Ağlattınız sizi gafiller sizi Zelihaya çıksam basamak basamak ben de ey Yusuf Yıldızlara çıkan merdivenlerin nerede ey zaman Aşk merdiveninin hangi harfindeyim... Yusufun kuyusu mısıra çıkan merdiven Kuyularım esfel-i safiline merdiven Zelihaya çıksam basamak basamak ben de ey Yusuf Gönlüm Mekke kadar temizdi...Mekke seccademdi Bir çocuktum aynasında ömrümün o gün Aynalardayız gamlanmam artık Zelihaya çıksam basamak basamak ben de ey Yusuf Ey zaman koyu maviliği aramalıyım bana ait olanı Ve "hasta adam"deniliyor bana da Osmanlı gibiyim Ve dedim ki:"Yıkılacağım aşk sarayı gibi Hayallerimin gözlerinde yaş...ve yıkık hayaller O yıkık hayallerin kanatsız kelimeleri Yaşlılığın kapısında sadece bekçi olsam yeter Yaşlılık hırsız ve arsız... Hayallerim çok yaşlı ve gözleri yaşlı Gönlüm Mekke kadar temizdi...Mekke seccademdi Bir akılsız çocuktum aynasında ömrümün bir ömür Demeliyim Zelihaya yürüyorum tut elimden ey Yusuf Zelihaya çıksam basamak basamak ben de ey Yusuf Aynalardayız gamlanmam artık Zaten ölmüştür her gönlü yaşlı..." Gönül şehrimde yangınlar olmalı... Her günahkarın bir günahkarım ben Aynalardayız gamlanmam artık Aynalardayız gamlanmam artık Hiçim gamlanmam artık Gölgeyim gamlanmam artık Dedim kesdiniz yolumu Ağlattınız sizi gafiller sizi Zelihaya çıksam basamak basamak ben de ey Yusuf Gökyüzüne açılan pencereleri olsun gözlerimin Kendime has yeşilliği giyinsin artık aklım... Yaş yetmiş beş Bakışlarım bir ah Gönlüm Mekke kadar temizdi...Mekke seccademdi Bir çocuktum aynasında ömrümün belki tek o gün Dedim kesdiniz yolumu Ağlattınız sizi gafiller sizi Arı bal yaptı ben aynı çiçeklerden heykeller Gönül şehrimde yangınlar olmalı... Dedim kesdiniz yolumu Ağlattınız sizi gafiller sizi Doğallığım bozulmuş... Bakmak istemiyorum dönüp arkama ömrüm günah Gönül şehrimde yangınlar var Gönlüm Mekke kadar temizdi...Mekke seccademdi Bir çocuktum ağlayan aynasında ömrümün Zelihaya çıksam basamak basamak ben de ey Yusuf Önce suskunluğum uyku hafifliğinde olmalı Demeliyim:çürümüşüm Ve dedim ki:küllerinden bile doğar bu aşk... İnceciktim ince bir ip gibi koparken faniler... Dedim ki o gün:"senden geldim sanadır bu yolculuk Bir fotoğrafda doğmamışım daha Bir fotoğrafta gençsin ey çocuk.." Ve bir mezar olacaksın taşı yan yatmış Dedim bulanık suya döndürdünüz aklımı Ağlattınız sizi gafiller sizi Zelihaya çıksam basamak basamak ben de ey Yusuf Ve gördüm: Bir fotoğrafda arı gibi çalışmışım gizli gizli Evet.O gün tevbe bulutları kanatlanır yuvalarından Bahçelerde güldür güller güldür küskün gönüllere Dalından kopan kelimeler solarken her bahçede... Fotoğraflarım ÇOK BENİM ADIM HAMDİ DEĞİL ADIM YOK BENİM Zelihaya çıksam basamak basamak ben de ey Yusuf Gönlüm Mekke kadar temizdi...Mekke seccademdi Çocuktum aynasında ömrümün o gün yüzüm gülmüştü bir Önce dereler gibi olmalı cömertliği ellerimin Yaş yetmiş beş oldu Önce gönül şehrimde yangınlar olmalı günahkarım Gözümde yaşlar olmalı Kendimi aramalıyım kendimde şimdi Aynalardayız gamlanmam artık Ve bir mezar olacaksın taşı yan yatmış Kırılacak aynalardayız gam uzak ol benden Kendimde aradığım ayna Yetmiş beş yılım ağlamakla geçti yazık... Dedim kesdiniz nurlu yolumu Ağlattınız sizi gafiller sizi Anla beni Kendimde aradığım ayna sana yazık bana yazık Kendimde aradığım Zeliha benim Yaradılanı sevdim yaradandan ötürü... Anla beni Zeliha anla beni ey dünya ey evren... Ben tek yaradanı sevdim Zeliha yalandı yazık Dedim karanlıklar gönderdiniz üstüme Alaycı halleriniz vardı Ağlattınız sizi gafiller sizi Ağlattınız sizi kafirler sizi

Bu yazıyı puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.