Çocukken

A Abdullah Gür
0 Altın Yaprak
Bir saat vardı küçükken Duvara asılı, kolları sallanan Önünde iki sandalyeli bir masa Bir de eski püskü minderleri Evin kedisi çıkardı pencereye Sokaktan geleni geçeni seyretmeye Uzanırdı boylu boyunca eşiğe Tatlı uykusuna dalmaya Gürül gürül yanan sobanın Üzerinde tüten bir çaydanlık Yanına asılı bir havlu Arkasında sıra bekleyen odunlar Hele bir de hava ayaza vurdu mu Yatardık yorgan döşek yanına Çizgili pijamalarla Dalardık uykuya O zamanlar ne zaman vardı Ne de mekân Çocuktuk ya; günler geçerdi Mızıkayla, topla Bir sedir vardı Cumbalı balkonun kıyısında Yaşlıların oturup da telveli Kahvelerini içip nasihat ettikleri Komşuların gelip dantel ördükleri Eski tahta kapı gıcırdardı Akşamları sokakta dolaşan Sütçüden bir tas dolusu almak için Her açıldığında Ninem anlatırdı Dedemin yaptıklarını Uyumaya gönderilmeden önce Demir örgülü penceresi olan odada Uyku tutmazdı istemeden gidince Bir hayal kurardım Hani büyüsem de büyük bir adam olsam diye Şimdiyse dönüp bakıyorum eskiye Düşünüyorum, keşke çocuk olsam diye

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.