Girdap
A Abdullah Melik Mısırlı
0
Altın Yaprak
Mazideki hayali, yüreğime saplanır
Cam kırıkları gibi, o keskin bakışların.
Haziranda zemheri, bedenime toplanır,
Ayazıyla üşürüm, içimdeki kışların
Ne zaman kabarırsa, içimdeki denizler,
Yanaşıp kurtulacak, bir kör liman ararım,
İçine çeker beni, kapkaranlık dehlizler,
Ağır hüzünlerimle, bir girdaba dalarım.
Gökte kapkara bir ay, durur kederle dolu
Üzerime simsiyah gölgesi düşüverir
Bulup bu hengamede bana uzanan yolu
Günahlarım başıma, bir bir üşüşüverir.
Düştüğüm bu kuyuda, asla duyulmaz sesler,
Yalnız bir gulyabani, ortalıkta dolanır,
Sanki ölüm yaşanır, kesilir tüm nefesler,
Örtülünce kapılar, her şey gama bulanır.
Küçücük ellerini, uzatan bana doğru,
Sisler arasında bir çocuk mudur gördüğüm?
Toz içinde her yanı, yırtık yakası bağrı,
Bu karmaşık alemde, sanki her şey kördüğüm
Bulutlar kasvet yüklü, benliğimi kuşatır
Pişmanlık bir sel olup, akar gözyaşlarımdan,
Ve nedametim bana yalnızlığı yaşatır,
Hiç bir haber alamam, eski yoldaşlarımdan
Ne gücüm var çıkmaya, bu simsiyah girdaptan,
Ne de bir el uzanıp, beni çeker yanına,
Ruhumu sarmalayan bu hummalı azaptan,
Ne ben kaçabilirim, bir huzur diyarına.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş