Hiç çoğul düşmanın olmadı senin en fazla bir kırgınlıktı duyduğun bir bardak suda sakinleşirdi gemilerin oysa şimdi ne kadar zor…
Bana bak bir daha bak gözlerime titrek mum ışığı…
Sen şimdi oralarda uzak uzak odalarda ince kıyılmış kar tanesi taşırsın gecene ve saatin vuruşu tiktak değil dikkattir…
Bir nehri taşırdın gözlerine özlemin akarsu olurdu kundaklanmış yangınlara giderdi çiğdemler kardelenler giderdi peşinden…
Tutsak yaşamdın dünyada adımlarını saymadın gölgeni çiğnemedin ki hiç bir günün kaç saat olduğunu…
Gün geçer geceden kendinden geçer kaçak yıllar geçer aradan yüzün kalır aklımda…