Nesneler

A Adem Durmazer Adem Durmazer
0 Altın Yaprak
Canlı sineğin uçmadığı Tek yaprağın kımıldamadığı Tenha ıssız bir sokağın sonunda Bir parça umutla açılan Umutsuzluğun adresidir bu dört duvar Sağında solunda önünde arkasında Her boyda her türde her renkte her kokuda Pahada hafif sayıda fazla binlerce nesne var. Alınan her nefesle güçlenip yaşanan ölümsüz bir aşk Her dakika tekrarlanan tekrarlandıkça kazınan bir isim Yürekten ve gözden kaybolmayan melekleri kıskandıran bir resim Ve nameleri kulaktan hiç gitmeyen türkü tadında bir sesle Tek tek kolilerden çıkarılarak Raflara konup askılara asılırken Bende benden öte bir can yaşadığıma şahit olan Ama şahitlik edemeyen nesneler… Sabahın yedisinde Eşek sudan gelesiye dayak yemiş gibi, Olduğu yere yığılmak üzere olan bir beden.. Kurşun külçeleri yüklü, Adım atmaktan aciz ayaklar.. Hedefi şaşıracak kadar titreyen ellerle Sanki bir başkasının zoruylaymış gibi Kapı açışıma şahit olan nesneler…. Buram buram terleten bu nemli bu sıcak dört duvarın, Kış ortasında kulağımda telefon Bir uçtan bir uca dolaştığım sahilden daha sessiz daha ayaz olduğuna Bastığım kumdan daha ıslak, Oturduğum taştan uzandığım çimlerden daha soğuk olduğuna Ateşler içinde donduğuma şahit olan nesneler Her bunaldığımda her canım yandığında Gidip yüreğimi dinlediğim Hıçkırıklarımı çıkabildiğince özgür bıraktığım Yaşlarımı coşabildiğince akıttığım kara dağdaki Dibi görünmeyen o uçurum kadar yüksek Bir o kadar ıssız ve eğreti. Çoban çökerten dikeni kadar iğneli Kayalar kadar sert olan bu koltukta oturup Tek noktaya bakarak tek güzelliği yaşadığıma şahit olan Ama şahitlik edemeyen nesneler. Hem cinsi komşusundan,ağzı süt kokan çocuğa kadar Sanalından rüyasına,gelmişinden geçmişine kadar Giydiği elbiseden kullandığı eşyasına kadar İçtiği çaydan yediği yemeğe Saçına değen taraktan ayağına giydiği çoraba kadar İlerleyen amansız kıskançlığıma şahit olan nesneler Asırlardır görmemiş duymamış Kokusunu almamış gibi yakan hasretine Ağlarken bile azan arzuma Yari hep haklı beni hep haksız bulan Kendi kendimle olan hesaplaşmama Sabah akşam diz çöküp ettiğim dualara şükürlere şahit olan Ama şahitlik edemeyen nesneler. Yaşadıklarım öyle zor öyle ağır öyle derin Ve öyle sıra dışı ki Geveze dilimden dökülenler deryada bir damla kalır Kendimi paralasam yeminler etsem de Yar dinler ama ne inanır ne zevk alır Sadece benim saatlerce konuştuğum kalır. Varsın dilim anlatamasın Varsın her şeyi bilen gören bu nesneler şahidim olamasın Varsın yüreğime sığan akıla mantığa sığamasın Ben asla yorulmam asla bıkmam Donarken alev alır yanarken buz tutarım Acının içinden bal bulur yutarım. Ey beni benden alan Gönlümü çalan yar Yüreğim ölesiye sımsıkı kavradı koru Kolay sayıyor imkansızı ve zoru Kıyamet kopsa dilimden silemezler bu tadı Zaten kolay gelseydi aşk olmazdı bunun adı

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.