Yusufçuk

A Ahmet Karakuş
0 Altın Yaprak
Ben kuytu dehlizlerin küflü köşelerinde Çürümeye yüz tutmuş halime ağlıyorum Hazan vurmuş güller gibi erirken yavaş yavaş Belki bir gün diyerek hayaller kuruyorum. Şarkılar söylüyorum zaman zaman Itriden Bugün olmasa da elbet bir gün diyorum. Ağlasam da çok zaman şu perişan halime Param parça yürekler gördükçe benden beter El açarak o yüceler yücesi Rabbimize Beterinden sakla deyip dualar ediyorum Ya sen halâ kör kuyunun karanlık köşesinde Uzanacak iplerimi bekliyorsun çaresiz. Elini uzattın da tutmadı mı kimseler Yusufçuk Karanlık kuyulardan kaldır başını Nurlu bir yüz görsün dertli gönüller Uzanan zulüm dolu kirli ellere inat Uzat ellerini yaşlı gözlere Hazan vurdu kurudu gülistanın gülleri Deme yıllar böyle sıkıntılı geçecek Şu yanan yüreğime cennetleri müjdele Ben çıkmaz sokakların daracık yollarında Bir ışık arıyorum yolumu bulmak için Ben tırpanmış bir şehrin yıkık harabesiyim Bir dertli arıyorum derdimi dökmek için Yusufçuk Sen olsaydın okşasaydın başımı Belki gülerdi o an şu ağlayan gözlerin Yusufçuk Ellerime uzatsaydın elini Belki yaralı kalbim senle şifa bulurdu Şu perişan gönlümün anlatsaydım derdini Gördüğüm rüyaları belki hayra yorardın Yusufçuk Seslendin de duymadı mı kimseler Kör mü oldu görmedi mi kör olası gözleri Kuyudan kuytu muydu insanların yüreği Yusufçuk Demir parmakları bir bir kır artık Şu karanlık dünyanın kara gecelerinde Gördüğümüz rüyaları hayra yor Yusufçuk Zindanları medreseye çevirdin Beni boş ver hep ıstırap çekeyim Gariplere yetimlere kimsesizlere Ne olursun Cennetleri müjdele.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.