Aznavur pasajında, mağazadayım İçeriye bir kadın girdi Pasajın adıyla orantılı Aznavur gibi geldi kadın…
Yeni tanıştığım kız, sesleniyor Ahmet... Sanki ismimi yeni keşfediyorum…
Lanetlenmiş bir zamanın Kirli odalarına kapanmışım Bir yanım körpe kırlangıç Diğer yanım uslanmamış…
Çocukluğumuzun kanatsız kuşlarıydı yolculuklar Ana kucağında, yolculukların alfabesindeydik Oyunun okulunda, büyümenin taze yolunda Büyük evlerin, küçük çocuklarıydık…
Balkonda açan platonik çiçeği Saklar hüznünü gizli düşlerine Yalnız gündüze açılır, ton başaklarında Sözlerinde bir akrebin tepkisi…
Şarabın közünde yıkanan kadın Kadın hamamından şarap Yıkanıyor kadın, şarabın kadehinde Kadın ateşinde şarabın…
Bir balıkçı kasabasına gidiyorum Düşlerimdeki senle, buluşmaya Yani senin hayalinle Yok canım! hemen kızma…
Golün komutanlığı için, yüreğinin eri olur Hayallerine uzanıp, imkansıza kavuşur Emeğin karşısında hep saygıyla durur Olmazlar, onun alfabesinde yoktur…
Güzelliğinin yırtıcılığıyla Giriyorsun, gönül bahçeme Bakıyorum gözlerindeki resimlere…
Gözlerimin söylediği, gözlerin esirler şehri Kelepçelenmişim yakıcılığına, mıknatıslı çekişinin Yorgun süvariler geçer, gözlerinin sınırından Demirciler demir döver sabırla…
Hayal gemisiyle geziyordum Norveç'de piyanist olmuşum Piyanom buzdan yapılmış Üstüne minyatürlerle süsler işlenmiş…
Hayatta en çok, iki şeyden korktum Birisi deniz, diğeri kadın Dikkat edin, Küçük bir dalgınlığınızda…
Kelebekler vadisinden geliyoruz Kuş köyünün, kanatlı tarih sokaklarına Bir çocuk gözyaşı topluyor Babasının bıraktığı..…
Külrengi Yollarında Sevemedim zemheri kokan geceleri Sevişmeleri küstüren paslı gözleri Tanığı yok mudur hırsızlama güzelliklerin…
Rüyalarının orta yeri Çıplak yağmurların kenti Balıkçının türküsüdür…
15 / 25 gösteriliyor