aç karnına sigara içmeyi ve soğuklarda aylak aylak dolaşmayı oğretti aşkın. geceleri yatmamayı sabahları kalkmamayı…
agladigin zaman gözyaşlarinim, güldügünde,tebessümünüm. haykirişlarindaki feryatlarinim, bir çiçegi kokladiginda,hissettigin kokuyum.…
Bilmiyordum öğrendim Yalnızmış o güller içindeki goncalar Yeni birer ümitmiş çekilen acılar Tırmandıkça erişilmez olurmuş dağlar…
dudaklarımdan düşmez bu eskittiğim Endülüs şarkısı bilmem ne zaman dilime düştü ne zaman çınladı kulaklarımda…
hayalet korsanların kaçırdığı, gizli bir hazinedir aşk. daha kapağı bile açılmamış, içine bakılmamış,görülmemiş.…
Odessa bırak ellerimi/soğuk ısıtamazsın yorgun bedenimi gözlerim kör/sesim kısık ve boğuk sayamadım bendeki benlerimi…
sabahın görülmeyen karanlığında, ruhların titrediği vakit ortaya çıkar yalnızlık. sonra, suların diplerini kendine mesken eder, hiç çıkmamak için yemin etmiştir sanki oradan.…
sana bıraktım gökyüzünü tüm şehir senin artık/git tüm tanrılarını al götür kalsın yalnızlık…
sen üzülme!. sen üzüldükçe ben yanarim köz olurum yüce daglardan çig düşer yüregime.…
kar mi yagdi yollarina? yollari mi kapandi sevginin? neden ulaşamadi hala sana? önünü mü kesti nefretle hasret?…
yıldızları da al yanına söndür lambaları bu gece hüzün ve ben yalnızız sen gelme yanıma…
yıllar hesap soracak benden. dönüp baktıracak beni arkama. kurulacak bir mahkeme benim için; savcıda, hakimde,mübaşirdeyıllardan taraf...…