Sen gideli pek çok şeye hasretim Herşeye rağmen kendimi kaybetmedim Elimdeki kokunu günlerce aradım Pek çok kadında rastladım…
Ayrılığı takmam diyen yalan der Ayrılık zor gerçekten çok zor Sevdiğini görmemek Sesini bile duymamak…
Gördüğüm her şeye ağlarım Biri ölür ağlarım Hiç görmemiş olsam da ağlarım Yağmur yağar her damlayla…
Bakışların ayrılık kokuyor Aynalar hasretini dokuyor Deli gönlüm bildiğini okuyor Bu ayaza artık dayanılmıyor…
Sordular Ayrılık mı Ölüm mü Ölüm görünür zulüm…
Bilmiyorum ben kimim Neyim ne işe yararım Atılır mıyım, satılır mıyım Bari bir işe katılır mıyım…
Güzelyalıda Körfezin kollarındayım Soğuk bir ocak ayı akşamı Paltomun önü yine açık…
Şiir yazmak zor iştir Ya aşk, ya nefret gerekir Şiirle büyüdüm serpildim Dünyadan şiirle göçeceğim
Evet herkes uyudu Bir ben bir de karanlık uyanık Uyutmayan yalnızlık sarsıyor yatağımı Kimsecikler kalmadı rüya aleminde…
Gelecek bir gün sen de anlayacaksın Seni kimse benim kadar sevemez Güzelliğin geçince aynada ağlayacaksın Gözyaşların yılların bıraktıklarını silemez…
Dün seninle gittiğimiz yerlere gittim Her yeri bir bir gezdim Herkesler oradaydı Balıkçı hasan amca yine balık peşinde…
Bir zamanlar ben de gülerdim Yüzümde tebessüm eksik olmazdı Espri yapardım ben de Kan kusmazdım kıpkırmızı…
Ben bir cinayetim Hem failim hem meçhul Ben faili meçhul bir cinayetin Tek maktülüyüm
Bir efsaneyle başladı her şey Bütün incelikleri anlattı Orhan bey Cahit Sıtkı "haydi abbas" dedi, Necip Fazıl aynalar yolumu kesti…
Bilen yok benim derdimi Kesin okul dersler der kimi Parasızlığıma bulur bazıları Görmüyor der güzel yarınları…
15 / 41 gösteriliyor