Ne zaman yüreğime eğilip baksam eski aşkımdan kalan kırıntıların parıldayıp söndüğünü görürüm…
Çanakkale'nin Gelibolu ilçesi Karainebey köyünde 23 Temmuz 1925 günü doğdu. İlkokulu Çanakkale'de, ortaokulu İstanbul'daki Yenikapı Ortaokulu'nda bitirdi. İstanbul Erkek Lisesi'ndeki öğrenimini iki yıl sonra bıraktı. Şiir yazmaya orta birinci sınıf öğrencisi iken başladı. İlk şiiri Edirne'de Akşam, 1940 yılında (şair henüz 15 yaşında iken) Yeni İnsanlık adlı dergide altında 'Harika Çocuk' diye bir notla yayımlandı. Bu şiiri ilgi görmüş, yayımlanmasından sonra dönemin ünlü şairi Hasan İzzettin Dinamo kendisini görmeye Yenikapı Ortaokulu'na gelmişti. 1944yılında taşındığı Ankara'da 1950 yılına kadar yaşadı. 1945 yılına Ant Dergisi'nde yayımladığı şiirlerle adını duyurdu. 1944-1947 yılları arasında Atatürk Orman Çiftliği'nde memurluk yaptı. Askerliğini Kayseri ve Sivas'ta sürgün alayında yaptıktan sonra 1950'de İstanbul'a döndü, Mahmutpaşa'da işportacılık yaptı. 1951 Eylül'ünden 1952 Mart'ına kadar Türkiye Komünist Partisi öncülüğünde çıkan Yeryüzü adlı kültür dergisi'nin yönetiminde bulundu. 15 Kasım 1951’de yayımlanan 'Dayanılmaz' adlı şiirinin ardından gizli örgüt üyesi olduğu suçlamasıyla 5 Aralık 1951’de tutuklandı. 2 yıl cezaevinde kaldı, delil yetersizliğinden beraat etti. Cezaevinden çıktıktan sonra çok çeşitli işlerde çalıştı. Bir müddet Arif 'Barikat' takma ismiyle toplumsal gerçekçi anlayışta şiirler yazdı. Bu dönem şiirlerini 1956'da 'Günden Güne' adlı kitabında topladı. Kitap basıldıktan 5 ay sonra toplatıldı ama beraat etti. 1958 yılında 'İstanbul Bulutu' adlı kitabıyla Yeditepe Şiir Armağanı'nı Cemal Süreyya ile birlikte aldı. Sonraları İkinci Yeni şairlerinin yanında, imgeye ağırlık veren bir şair olarak göründü. 1969'da Suadiye'de Yeryüzü Kitabevi'ni kurdu ve yönetti. Yayınevinde yasak yayın bulundurduğu gerekçesiyle 1982'de üç ay hapis cezasına çarptırıldı, Bozcaada tutukevi'nde yattı. 1984 yılında kitabevini kapatıp kendini bütünüyle yazılarına verdi. 'Arif Hüsnü', 'Ece Ovalı' takma isinlerini de kullandı. En sevilen şiirlerinden biri 'Hallaç' tır. 1985 yılında Melih Cevdet Anday ile ortak imza attığı 'Yağmurlu Sokak' adlı romanı yayımladı. Bu kitabı iki yazar 1959'da yazmışlar ve Murat Tek takma adıyla Tercüman Gazetesi'nde tefrika edilmişti. En son Cumhuriyet Gazetesi'nde 'Ayın şairi' bölümünü hazırlıyordu. Bir süre Nahit Fıratlı ile evli kalan Damar, bu evliliğin bitmesinin ardından Meriç Tülin ile evlenmiştir. İstanbul Moda'da yaşadı. Toplu şiirleri 2004 yılında Alkım Yayınevi'nden çıktı. Arif Damar, 20 Ekim 2010 tarihinde saat 03.00'da, kaldırılmış olduğu Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde kalp yetmezliği sonucu yaşamını yitirdi. Kadıköy Moda camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Çengelköy mezarlığı'nda toprağa verildi.
Günden Güne (1956)
- İstanbul Bulutu (1958)
- Kedi Aklı (1959)
- Saat Sekizi Geç Vurdu (1962)
- Seslerin Ayak Sesleri (1975)
- Alıcı Kuşu Kardeşliğin (1976)
- Ölüm Yok ki (1980)
- Ay Ayakta Değildi (1984)
- Acı Ertelenirken (1985)
- Yoksulduk Dünyayı Sevdik (1988)
- Eski Yağmurları Dinliyordum (1995)
Arif Damar şiirleri
NE MUTLU ŞİİR OKUYANA VE SEVENE! .. Şiir depremdir, şiir ayaklanmadır, şiir başkaldırıdır. Şiir şimşektir, yıldırımdır, gök gürültüsüdür şiir. Şiiri, yani yıldırımı hiçbir siper-i…
Yoktun ya burda Burda yokken Daha sıkı tuttum ellerinden Daha yakından baktım yüzüne…
Suç kanıtı karanfiller beyazdı Savcı söyledi yazıcı yazdı Kanlı bir gömlek değildi…
Vurur düşlerine ozanın Güneş kızgınlığından birkaç ağustos Birkaç ağaç Yüksek ormanlar kuytusundan…
Analar bu çocukları nasıl güldürüyorsunuz Nasıl yaz gökleri gibi böyle Durgun sular iyi çağlar gibi Kulaklarına neler fısıldıyorsunuz…
Şiirlerim benim Şarkılarım Ay ayakta değilken Ayaktayım…
Altmış beş yıl - Bir ömür bu bir uzun - Yoksa önce mi biraz Yazdı kuşkusuz ilkyaz…
Bir kiremit parçasıyım ben Yoksul bir evden Bir çoban türküsüyüm…
Ben beni sarpa vurdum ben de böyleyim Korkulu sular boyu yalçını diki Ayın karanlığında gün ertesini Ben seçtim denizleri kendim istedim…
Açık pencereden sesleniyor, ağacın yapraklarına söyletiyor: "Beni unut!"…
Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için Unutulmasın ebediyete kadar Sensiz geçen anılarım gibi hazin Ve aşkımızla yüklü olsun mısralar.…
Günlerce yağmurda, günlerce karda, günlerce rüzgar esti Erzurum'da,Zara'da.…
İnsanları sevmek kolay değil, bir hürriyet bu; çetindir memleketimde.…
Canıma tak dedi artık Aynı sema aynı yıldızlar Hatırasız Yersiz yurtsuz olmak istiyorum…
15 / 68 gösteriliyor