alnını dağ ateşiyle ısıtan yüzünü kanla yıkayan dostum…
kandan ve ceninden bir gün daha başlarken bir dalı kanatıyorum tırnaklarımla…
kara yeller ak yelleri sevdanı yüreğine kuşat al sesimi vur kanının gümbürtüsüne zamanıdır dağları delmenin ferhat…
yırtarak geçiyor kalbimizden hayatı da törpüleyen zaman şuramızda birşey var…
ben az konuşan çok yorulan biriyim şarabı helvayla içmeyi severim hiç namaz kılmadım şimdiye kadar annemi ve allahı da çok severim…
Göğü kucaklayıp getirdim sana kokla açılırsın…
kış geliyor elim yaprak altında es ey bad-ı semen çatlak bedenime çarp kalbimi harmanla…