Girdab-ı mihnette kapandın kaldın Vermedin bir yandan ses, kara bahtım! Anladım gafilsin, uykuya daldın Deli poyraz gibi es, kara bahtım!…
Aşık Dertli (1772, Bolu - 1846, Ankara) , Türk halk ozanı. Bolu Çağa'nın Şahnalar köyünde doğdu. Asıl adı İbrahim ve mahlası Lütfidir. Geçimini aşık kahvelerinde saz çalıp şiir söyleyerek sağlamıştır. İstanbul, Konya ve Mısır'da bulunmuştur. Divan, halk ve tekke edebiyatlarındaki geniş kültürü sayesinde daha sağlığında yaygın bir şöhret kazanmış, divanı taş baskısıyla birçok defa basılmıştır. Fuzûlî, Âşık Ömer, Gevheri gibi şairlerin etkilerini taşıyan Dertli, çağının öbür saz şairleri gibi aruzla gazeller, divanlar, kalenderiler yazmıştır. Sultan II. Mahmud döneminde fes giyilmesi kabul edilince fesi öven redifli bir kaside yazdı. Ödül olarak Çağa'ya ayan olarak atandı. Divan türündeki şiirleri başarılı değildir. Asıl ününü hece vezinli şiirleriyle kazandı. Alevi-Bektaşi inançlarına bağlıdır. Ağır bir dil kullanır, şiirlerinde toplumsal eleştiri ve taşlamalar öne çıkar. Bektaşi geleneğine bağlı toplumsal yergi içerikli şiirleri, şathiyeleri ve softalığı, yobazlığı eleştiren şiirleriyle tanınan bir halk ozanıdır. Taşlamalarıyla ünlüdür. Önce halveti tarikatine girdiği daha sonra Bektaşiliğe yöneldiği söylenen Dertli, 1846 yılında Ankara’da ölmüştür.
- Aşık Dertli Baba
Aşık Dertli şiirleri
Ela gözlerini sevdiğim dilber Güzeller cefadan niçin usanmaz Ne cefadan kaçar ne de rahmeyler Haktan haya edip kuldan utanmaz…
Hatırlayıp sorar m'ola halimden Kirpikleri kara,kalem kaşlı yar Zikri, fikri gitmez benim dilimden Anadan gülmedik, garip başlı yar.…
Kadir Mevlâm Senden Bir Dileğim Var, Beni Muhannete Muhtaç Eyleme. Yedi Deryalara Gark Eyle Beni, Yine Muhannete Muhtaç Eyleme.…