Yine Bir Haber Geldi Yine bir haber geldi çeşm-i mestimden Bana rahm eylemiş gelse gerekdir…
Âşık Ömer, Konya'nın Hadim ilçesinin Gezlevi (günümüzdeki adı Korualan'dır.) köyünde veya Kırım'ın Kezlev (Yevpatо riya) şehrinde 1620-1621-1651 yıllarında doğmuş olduğu rivayet edilen halk şairidir.Ölüm tarihi 1707 olarak rivayetlere geçmiştir. Ömer 20 yaşına kadar bölgede kalır askere gittikten sonra uzun bir süre 10-15 yıl asker şairi olarak, Avrupa ve Rusya sınırlarında dolaşır. Bu nedenle şiirlerinin çoğunda vatan hasretiyle yanıp tutuştuğu görülür. Ömer aruz ve hece ölçüsüyle şiirler yazmıştır. Divan şairlerinden oldukça etkilenmiştir. Şiirlerinde ilk başta divan şairlerine özenerek 'Adli' mahlasını kullanmış daha sonrasında ise 'Ömer' mahlasını tercih etmiştir. Pek çok yerler dolaşan Ömer'in Divan'ında, 'Hafız Aşık Ömer' ibaresinin yer alması, çeşitli kaynaklarda saz çaldığının kayıtlı olması nedeniyle 'Aşık' ünvanının verilebileceğine de işarettir. Divan nüshaları Konya yazma eser kütüphanesinde, Mevlana müzesinde, bir de Hamza Yanar nüshasının kopyası Harun Seker de mevcuttur ve aynı kişinin 2001 yılında Korualan Folklörü adlı lisans tezinde de bu konu daha açık belirtilir.
Aşık Ömer şiirleri
Arızın nihan et berg-i ter içre Hublar karısazı senden öğrensin Çık salın sevdiğim güzeller içre Periler pervazı senden öğrensin…
Arzıhal eylesem ettiğin cevre Mahabbet sadr olur yüze gelince Aşık öldürmede yoktur akranın Bir dem şive ile naa gelince…
Aşk beni şerimsar eyleyip gider Gözlerimden dökmedeyim jale ben Güller fasl-ı bahar eyleyip gider Andelibim ha kılayım nale ben…
Aşk u mahabbetten da’va kılanlar Başına sultandır bi bak ü perva Derya-yi hikmette gavvas olanlar Hakayıkta olur bir dür-i yekta…
Avare gezerken dehri seraser Bir serv-i balaya kul oldum meded Aşk eyledi beni hake beraber Gelen çiğner geçer yol oldum meded…
Dad elinden kime idem şikayet Beni diyarımdan ayırdın felek Ne gözde uyku var ne tende rahat Sabr ü kararımdan ayırdın felek…
Bahar oldu düştük dile Sen de efgan eyle bülbül Har elinden gonca güle Şikayetin söyle bülbül…
Bana cevr-i bişümarı neylersin Tahammül etsin mi dersin ne dersin Çektirüp feryad ü zarı neylersin Eflake yetsin mi dersin ne dersin…
Başınçün bir sual sorayım sana Nedir bu feryada bahane bülbül Sen bir kuş olasın deyiver bana Ya ne bais bunca figana bülbül…
Be gaziler aşka düşeldenberi Cam- ı mihnet bana yar oldu gitti Gam deryası serden aşaldanberi Tutuştu vücûdum nar oldu gitti…
Beni bana komaz aşk-ı cünunum Serimi sevdaya saldım ağlarım Dembedem artmakta derd- i derunun Seng ile sinemi deldim ağlarım…
Benim ile yiyip içip gezerken Rakiblerim oldu dostun Abdullah Cihanda ben seni dostum severken Neyledim ki bana küstün Abdullah…
Benim sen çeşm-i şehlaya Elim irmez gücüm yetmez Sen gibi zülfü Leyla'ya Elim irmez gücüm yetmez…
Benim velvele-i nale vü ahım Esen rüzigara benzer de benzer Halka halka tüten dud-u siyahım Gerdiş-i devvara benzer de benzer…
15 / 104 gösteriliyor