A Aşık Reyhani

Aşık Reyhani

54 şiir · 1932 — 2006

0 Altın Yaprak

Yaşar Yılmaz veya tanınan adıyla Aşık Yaşar Reyhani 1932 yılında Hasankale'nin Alvar köyünde doğdu. Asıl adı Yaşar Yılmaz'dır. İran'dan göçen babası önce Kars'a daha sonra Erzurum'a yerleşti. Aşık Reyhani'nin çocukluğu köyünde geçti. Zaman zaman komşu köylere gitme olanağı bulduysa da daha başka yerlere gidemedi. Okuma yazmayı okula gitmeden öğrendi. Sonraki yıllarda ise dışarıdan sınava girerek diploma aldı. Küçük yaşlarda köyüne gelen aşıklardan etkilendi. Hem aşıklardan dinleyerek hem de eline geçen kitapları okuyarak birçok halk hikayesini öğrendi. Kendi aşıklığı ve şiir yazmaya başlaması 18 yaşından sonradır. Reyhani, rüyasında gördüğü bir kıza aşık oldu. Kısa bir süre sonra da kızı kaçırdı. Birkaç ay geçmeden evliliği geçimsizliğe ve huzursuzluğa dönüştü. Bunun üzerine karısının ailesi kızlarını alarak başka biriyle evlendirdiler. Aşık Reyhani, bu dönemden sonra Dertli mahlasıyla şiirler yazmaya, türkü söylemeye başladı. Ancak bu mahlası uzun süre kullanmadan, Bayburtlu Aşık Hicrani tarafından Reyhani mahlası verildi. Konya Aşıklar Bayramına aralıksız katılan 7 aşıktan biridir. Eski aşıkların dışında, yetiştiği Huzuri Baba, Nihani, Cevlani, Efkari, Murat Çobanoğlu'nun babası Gülistan Çobanoğlu gibi aşıklardan gelenek ve usul öğrendi. İran'dan Avrupa'ya birçok ülkede türkü söyleyen Aşık Reyhani, katıldığı yarışmalarda da birçoğu birincilik olmak üzere çeşitli ödüller aldı. 1980'li yılların başında Erzurum'da bulunan Doğu Ozanları Derneğinin başkanlığına getirildi. 11 Aralık 2006 tarihinde Bursa'da vefat etti.

Alvarlı Reyhani (1962)

  • Böyle Bağlar (1966)
  • Kervan (1988)
  • Aşık Yaşar Reyhani (1997)
  • Şu Tepenin Arkasında

Aşık Reyhani şiirleri

Arama yardımı

Sakın ayrı gayrı görme Yollar ayrı han bir ağam Gel yanıma uzak durma Diller ayrı can bir ağam…

400

Lütfeyle halime geçti şu ömrüm Yar yüzünü görüp görüp ağlayım Nasip eyle eşiğini kapını Yüzlerini sürüp sürüp ağlayım…

321

Akşam olup kuş yuvaya dönende Akar gözlerinden ey yaşı garibin Herkes sılasına hicret edende Alem sılasına hicret edende…

331

Aman gazeteci gel bizim köye Bizde olan türlü halleri de yaz Yalnız saçlıyı başlıyı değil Uyuzu koturu kelleri de yaz…

485

Arzumun peşinde pervane oldum, Bezdim yine bulamadım arzumu. Eşsiz ceylan gibi çöllerde kaldım, Tezdim yine bulamadım arzumu.…

414

Demedim mi gönül kalkıp yürüme Birgün yollarını harami bağlar Dertliysen derdini dertsize deme Dertsiz hekim olsa yara mı bağlar…

343

Bahar gelsin su daglara gideyim Belki derdimize çare bir çiçek. Toplayip devşirip harman edeyim Açılan yaramı sara bir çiçek.…

327

Bahar gelsin şu dağlara gideyim Belki derdimize çare bir çiçek Toplayıp devşirip harman edeyim Açılan yaramı sara bir çiçek…

312

Bana derler aşık derdini söyle Bu bir sırdır emanettir veremem Belki dağlar kadar büyümem amma Cevizin de kabuğuna giremem…

493

Bekle ağaç meyve versin Taş ondan öteye başlar Mevsim sonbahara ersin Kış ondan öteye başlar…

438

Behey rüzgar gider isen canana söyle beni Lütfünde keremi varsa yakmasın böyle beni Ben bu aşka düş olalı bana Mecnun dediler Ben nasıl Mecnun'um bilmem aramaz Leyla beni…

394

(yar ey) Ey rüzigar gidersen canana söyle beni Onda merhamet varsa yakmasın böyle beni Ben buraya uğrayalı bana Mecnun dediler Ben nasıl Mecnun'um bilmem aramaz Leyla beni…

499

Bekle ağaç meyve versin Taş ondan öteye başlar Mevsim sonbahara ersin Kış ondan öteye başlar…

461

Behey rüzgar gider isen canana söyle beni Lütfü ve keremi çoktur yakmasın böyle beni Ben bu derde düş olalı bana Mecnun dediler Ben nasıl Mecnun'um bilmem aramaz Leyla beni…

388

15 / 54 gösteriliyor

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.