A Aşık Sümmani

Aşık Sümmani

139 şiir · 1861 — 1915

0 Altın Yaprak

Narmanlı Sümmani veya Aşık Sümmani. Sümmani'nin gerçek adı Hüseyin olup, babası Kasımoğulları'ndan Hasan'dır. 1861 yılında Erzurum ili, Narman ilçesi, Samikale Köyü'nde doğmuştur. Kendileri bu köye Kafkaslar' dan gelmişlerdir. Babası köyde çobanlıkla geçimini sağlayan Kasımoğulları'ndan Hasan’dır. Sümmani (Hüseyin) 10-11 yaşlarına geldiğinde, babasıyla birlikte çobanlık yapmaya başladı. Hüseyin'in genellikle danalarını otlattığı yer Ablaktaş'tır. Bir cuma günü Sümmani tek başına ablaktaşı mevkiine gitti. Babası ise Cuma namazını kılmak için köyde kalır. Ablaktaş'taki çeşmenin yanında hayvanlarını otlatmaya bırakır. O da namaz kılmaya niyetlenir. Daha önce babasıyla burada namaz kılarlarmış Namaz vaktini anlamak için de kendilerine bir taş tespit etmişler. Güneş taşa isabet ettiği zaman öğle vakti olduğunu anlarlarmış, O gün de babasıyla yaptığı gibi kendisine taşı nişan eder ve Güneş'e bakarken uykuya dalar. Uykusunda, çeşmenin başında kırk yeşil güvercin görür. Güvercinler birden kaybolur ve karşısında üç derviş belirir. Dervişler Hüseyin'e abdest aldırırlar ve birlikte namaza dururlar. Hatta bir dörtlüğünde der ki: Vardım saf saf olup durmuş divana, Ben de el bağlayıp geçtim bir yana, Meylimi bağladım gari sübhana O güzel Allah'ı gözler gözlerim… Daha sonra Hüseyin'i ortalarına alırlar. Hüseyin bakar ki. dervişlerden birinin elinde bir tepsi ve içinde üç dolu bardak var. Derviş, bunları Hüseyin' in önüne getirir ve -"Hüseyin, bu şerbetlerden bir tanesini iç bakalım" der Hüseyin bardakların içindekileri şerbete benzetemez. Kendisini kandırdıklarını, ona içki içireceklerini sanar. Ne kadar zorlasalar da içmez Bunun üzerine birisi Hüseyin'in ellerini tutar. birisi de parmağını bardağa batırıp Hüseyin'in ağzına sürer. Tam bu esnada Hüseyin uykudan uyanıyor. Bakıyor ki, ne derviş var ne de şerbet. Fakat ağzında İnanılmaz bir lezzet hisseder. - Öylece bir daha uykuya dalar. Uykuda yine karşısına dervişler belirir. Tam eline bardağı alıp içmeye hazırlandığı esnada dervişler şôyle der; -Oğul, buna aşk badesi derler. Sevdiğin kız aşkınadır. Kızın adı Gülperi'dir. Bedahşah kentinde Şah Abbas'ın kızıdır. Sen Onun. O da senindir. Birbirinize aşık maşuk'sunuz. Dervişlerden biri Gülperi'nin cemalini gösterir. Üç bardak Hüseyin'e. üç bardak ta Gülperi 'ye verirler. Yeşil mürekkeple yazılı bir harf okuturlar.Bu üç elbette AŞK’dır. (Elif,Şın,Gaf) Üç harf okuttular yeşil yapraktan Okudum harfini noktasın tek tek..... Hüseyin uykudan uyanır ki, ne Gülperi Han var ne de dervişler. Danaları da göremeyince köyün yolunu tutar. Köye varmaya yakın bir atlıyla karşılaşır, -Hüseyin, korkma oğlum, sen ereceğine erdin. Bundan sonra senin mahlasın Sümmani, dünyada kavuşmak senin için haram, der. Sümmani, anlam olarak "Sonuncu, sona ait" demektir. Hüseyin köye varınca annesini,. babasını uyandırır. Babası da ertesi sabah. köylülere, çobanlığı bıraktıklarını söyler. Aradan otuz kırk gün geçer, günler geçtikçe aşkı da ziyadeleşir. Herkes. Onun hastalandığını, cin'e; peri'ye karıştığını sanır. O zamanlar sıra geceleri düzenlenirmiş. Bir akşam babasına yalvarır. gecelere katılmak İstediğini söyler. Babası da dayanamayıp götürür. Sıra Sümmani'ye gelince. Bazıları, O'nun çocuk olduğunu söyleyerek sırayı ona vermek istemezler. Ancak Sümmani bin bir ısrarla söze başlar; Uyandım gafletten oldum perişan Bir nur doğdu alemler oldu ürüşan Selam verdi geldi üç-beş dervişan Lisanları bir hoş sedasın tek tek Lisanları bir hoş eyler avazı Onlarda mevcuttur ilm-ü el fazı Dediler: Vaktidir kılak namazı Aldılar abdestin edasın tek tek Aldılar abdesti uyandım habran Aslımız yapılmış hak ü turabtan Üç harf okuttular yeşil yapraktan Okudum harfini noktasın tek tek Okudum harfini zihnim bu! andı Yalelerim göz göz oldu sulandı Baktım çar etrafa kadeh dolandı Nuş ettim kırkların mahlesin tek tek Nuş ettim badesin gördüm rengini Tam on sekiz saat sürdüm cengini Yar yüzünde saydım üç beş bengini Halhalın altında hırdasın tek tek Dediler: Sümmani gel etme meram Adamı çürütür dert ile verem Sen içün dünyada kavuşmak haram Hüdam böyle salmış kalemin tek tek Koşma bitince mecliste bulunanlar 11 yaşındaki bir çocuğun bu kabiliyetine çok şaşırır ancak bu durumu kimse çözemez. Sümmani, kendi adıyla anılan "Sümmani Ağzı" türkü ağzının sahibidir.Şiirlerini daha çok hece ölçüsüyle yazmıştır. en çok bilinen şiirleri ise 11 hece ile yazdığı koşmalarıdır. Aruz ölçüsü ile de şiirler yazmıştır.Şiirlerinde genellikle tasavvuf,Aşk,nasihat,kahramanlık konularını işlemiştir. Hiciv yaptığı şiirler çok azdır.İlk atışmasını Erbabi ile yapmış olan şair daha sonraları Sezai,Şenlik,Mahiri,Nihani ve bir çok şair ile atışmalarda bulunmuştur. Bu atışmalar arasında en çok bilineni ve hala Erzurum ve Kars yöresinde dinlenen ezgiler ortaya çıkaran Aşık Şenlik ile yaptığı atışmasıdır. Sümmani aynı zamanda Sümmani Ocağının da kurucusudur. Sümmani Ocağı, Sümmani'den sonra oğulları Şevki Çavuş (Aşık Mahtumi) ve Fahri Çavuş ve onların oğulları olan Âşık Hüseyin Sümmanioğlu ve Âşık Nusret Toruni ve de bu şairlerin yetiştirdiği onlarca Şairi Türkiye'ye kazandırmıştır. Sümmani 1915 yılında Birinci Cihan Harbinin ortalarında 54 yaşında hakkın rahmetine kavuşmuştur. 2000 yılına kadar Sümmani, köy mezarlığında mütevazi bir kabirde yatmaktaydı. Ancak daha sonraları yapılan çalışmalar ile Köy mezarlığına bir türbe yapılmıştır. Bu türbede ebedi istirahatine devam etmektedir.

Aşık Sümmani şiirleri

Arama yardımı

Derdi cananıma kıldım şikayet Sevgilim bahtıma gör ne fal açtı Tahammül etmeye kalmadı takat Bu sevda serimde kıvl-ı kal açtı…

395

Ahu gözlüm leblerinin lezzeti, Şeker midir şerbet midir bal mıdır? Ak gerdana sıra sıra dizilmiş, Zülüf müdür perçem midir tel midir?…

499

Aramızı karlı dağlar alınca, Gayrı dost eline gidip gelinmez, Yahşi himmet gerek ahbap yolunda, Kuru dava ile menzil alınmaz.…

343

Aşık sümmani ve aşık şenlik dönemlerinde aşıklık geleneğinin doğudaki en önemli aşıklarıdır.aşık sümmani’nin hakk aşığı olduğu konusunda ne kadar tereddütlerimiz yoksa aynı şekilde…

494

Kisha, (Erzurum Uzundere'ye bağlı bir köy) beyleri bir sünnet düğününe Narman beylerini davet ederler. Narman beyleri de Sümmani'yi de beraberinde Kisha'ya götürürler. Ummani Kisha…

385

Bugün yine yârdan bir name geldi, Okudum namesin dil ateşlendi, Dedim cevabını yazım gönderim, Kalem aldım ele el ateşlendi.…

478

Bâb-ı âlişândır ârif-i billâh Hakîkatten doğru râhı gösterir Arz-ı matlûbâtı pend-i bismillâh Mânâsında vech-i mâhı gösterir…

465

Bahar gelir yine karşı dağlara Mor menekşe, lale bitmek içindir Bülbül figan eder iner bağlara Bir gül goncasıyle yatmak içindir…

344

Dertsiz idim dert ehlinden dert aldım, Aşkın ocağından köz baka baka, On birimde ben ustamdan vird aldım, Guş verdim kamilden söz,baka baka. (Guş=Kulak)…

467

Mürşidi kâmile hizmet edenler, Görünür ahvali hali bellidir, Harisi dünyanın refiği şeytan, Celbeder dünyayı feli bellidir.…

447

Ya ben derdim kime şekva edeyim Hicran benim firkat benim veren ben Hangi bir tabibe sual edeyim Mecruhu ben Lokman'ı ben saran ben…

472

Bu yalan dünyaya geldim geleli Gülmedi bu yüzüm gör beni beni Yüklendi barhanam gidiyor göçüm Kalan dostlarımdan sor beni…

418

Ben de bu dünyâya üryân gelmişim Benim bu dünyâda yanânım mı var İstemem dünyânın dolusu malı Hükmünü vermeye fermânım mı var…

351

Ben razı değilem hicrana gama Garip gönlüm haldan hala salan var Sabavetten beri bir yol gözlerim (sebavet = çocukluk dönemi) El zanneder uzaklarda kalan var…

476

Tâ ezel bülbül eyledim, hare gönül ben seni, Her veçhine müştak ettim,nare gönül ben seni Sen çektin ten iklimini, her vakit ziyan için,…

303

15 / 139 gösteriliyor

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.