Hasret bekleyen yürek bilmek seni, yokluğunu yıkım.. Ve bir avuç sabır… Gözleri korkmuş güzellikte,…
Azad etmek seni, antika çatlağı renksiz anılarda.., üstüme örttüğüm nefesin üşüdüğünde.., Ve…
Yağmak seni, yavan bir yaşamda gece ağlayan zamanlara… Gelmek sana, doru atların sırtında tahta bavullarda…
Okumak seni, rahlelerde kalan aminler öncesi, yaralı tarihlerde, ve…
Sevmek seni, sütü çekilmiş bir memede atlara su verildiği vakit, rüsva olarak.., ve…
Özlemek seni, bir çay keyfi nezaketiyle.., gün ışığı kokan kirpiklerinde. Ve her Eylül sonrası üşüyen kimsesizliğimle…
Her yüzüne baktığında gençliğimi kaybederek, hiçbir yönü olmayan destanlarda.., ve bir sahipsizliğin yol ayrımında esir düşüp..,…
Dağıtmak seni, yeni dolmuş kadehlerin tokluğunda, yanlışa ödül gibi., kör kalplere.., ve…
Söylemek seni, içli bir şarkıya sinen, yıkık ölüm gibi ismini.., gerilen cümlelerin merdiven tenhalarında.., ve…
Kaybetmek seni, güneş ve ay buluşması vakti, karışan adreslerde..,…