Zaza Kızı

A Aydan Alim
0 Altın Yaprak
Elimde bir divit, Yakut hokkalara daldıramam. Bir zaza kızının öyküsünü bilirim; Diğer insanlara duyuramam. Güç verin bana Güç! Ruhları titreten Mezopotamya rüzgârları Anlatmalıyım tüm dünyaya, Bu zaza kızının Hazin dramını. Güneşin tılsımı kaybolunca, Beyaz karanlığın pusatları yanar. Ve dağlar üzre çöker Zifiri karanlıklar. Taze bir bebek ağlaması mı bu Yanılsaması dağların karlar altında. Çakal sesleridir duyulan Akan kanı dondurur Damarlarda. Dağların dehşeti Küstürmüş yıldızları Tanık yok geceye ve dehşete Zaza kızının yoldaşları Kalmadı ki geride Ve gaddardır Hain ve gaddar Tehlike. Gözler yanıyor Gözler kanıyor Kum fırtınası çöllerde Tipi fırtınası Dağlarda savuruyor. Ve gözler Gözler ağlamaya gebe. Gözler acıyla yüklü Bulutlar Üstlenmedi ki hiç hüznü Şimdi sınanan Dağlarda bir zaza kızının gücü. Adım Adım şiddeti ölçmek Dağlarda Adım adım ölümü içmek Tipi boran altında Paylaşmak dağların yanlızlığını Karanlıkların ürpertici tavafında. Soğuk Zifiri karanlık Yük ağır Ve kanar ayaklar Kınalar sürülmüş nazlı tabanlar Ceviz kabukları ile üfelenmiş Oğulmuş Bablekan oyununda Toprağa neşeyle vurulmuş Ve birden bire gökyüzünde Helikopterler Havadan yumurtalarını dökmüş Kobra Skorski yumurtaları Gerillaların beynine Bir bir düşmüş Kopan kol Yırtılan deri Tıkırdayan diş Titreyen dudak İnat Ulaşmak Zaza kızında ölümüne inat Abu hayat gölüne kavuşmak. Tiz bir zaza çığlığı Bir zaza kızı karlar altında Yükü var sırtında Kara Ve gözleri kap kara İz bırakır ardında Ümidini sürüklerken beyaz karanlıklarda. Dağlar zor Bingöl'de dağlar yaman Azrail'in eli tetikte Canı sıkılmış Vazifesini hakkıyla icra edemedi Bingöl'de diye. Toprak kanı nasıl çekerse İştahla Kar daha da azgındır topraktan Emer kanı Dindirilmez şehvetiyle Zaza kızının çocuk korkuları Yüreğinde Ve doğmamış bir bebek taşır Kendi mahreminde Uzanır uyuşmuş elleri Sırtındaki yüküne Genç bir gerillanın Hâlâ sıcak Ve yumuşak kulak memelerine Aşkın gücünü sınar gibidir Bingöl dağları Yaralı bir gerillanın Elâ bakan gözlerinde. Zaza kızı İçini titreten bakışlara Teslim olma Sakın dayama başını Erkeğin yaralı omzuna Kan çeker Unutma Kar çeker Uyuşma Sana destanlar anlatayım istersen Alışılmamış bir aşkın Mezopotamya diliylen Üşüdün Çok yorgunsun biliyorum geceden Isıtayım içini istersen Boğuk zaza türküleriylen Kuşan sevgini Kuşan geçmişinden sana miras kalan Tükenmez direncini Eritme kendini Yaralı gerillanın gözlerinde Oyun bozanlık yapma Zifiri karanlıklara Korku ve çaresizlikle bakma Dolaşmasın bakışların beyhude gerilerde Davran Yoluna devam et Velâkin bilesin Köroğluna bile Olmadı kısmet Abu hayatı bulmak Ve abu hayat Suyundan içmek. İz kaldı bana Zaza kızından Saçları perçem perçem kara İnsandan insana akan bir aşktır yaşam Zaza kızı aşkı yaşar Zaza kızı Aşkı yazar ardından Ve zaza kızının bu engin aşkıyla Belki yaşayacak Belki hayat bulacak Bu yaralı gerilla Ve zaza kızı şimdi Varolmanın Ürkütücü yol ayırımında. İhtiyar bir aşiret kadınının Çıkrık döndüren Hünerli elleri gibi Zaza kızı elleriyle körüdü Sertleşmiş kar öbeklerini Zordu Küreksiz açabilmek Bir kayanın dibini Sığınmak Karın soğuğundan Toprağın sıcak koynuna Ana koynuna sığınan taze bebeler gibi Ve hala duyulur belli belirsiz Başka bir yerlerde Havan Ve doçka atışlarının İniltileri . Zaza kızının yükü ağır Taşır bir yaralı can Birde BKC * Çok iyi atan Emanettir taşıdığı gerilladan Bir de rahminde taşıdığı elâ gözlü oğlan. Ey Kanlı kurşun Ey Pezevenk şarapnel İlelebet hükmedebilecek misin toprağıma Gücün sadece çiğ ete yeter Ya yürekler Ya o asil yürekler Sıcak bir ekmeğe dalan Bir bıçak gibi Gerillanın çiğ etine dalmış O kahrolası metaller Bağır Kan Kan Bağır Can Can Haykır karanlık Gırtlağından zincirleri koparmış Zenci köleler gibi Kendi karanlığına bağır Bir zaza çığlığı duysun dağlar Tez elden geçmeden zulmün ezası Kurumadan dağların kanı Ve zaza kızının Yürek yangını. Zaza kızı terli Ve zaza kızı endişeli Bakışlarının feri Ama o bakışlarının feri Ah O bakışlarının feri İstedi Tanrıdan şimdi istedi Bir yılan gibi gömlek değiştirebilmeyi Yetiş ya hızır Ya Şahmaran Kurban olduğum yaradan Yiğit gerilla soyunsun Bir yılan gibi Bu kahrolası beladan. Bingöl Binlerce göl Nereye saklanmış Hızır'ın abu hayat gölü Su Bir yudum su Yaralı gerillanın yaşam umudu Bu kaçıncı dağ Bu kaçıncı göl tırmanılan Yılma Yine de ara Kara gözlü zaza kızı Gözlerinin feri Ah o gözlerinin feri Sakın Sakın ola kapama Kara gözlerini Girer dipdiri koynuna soğuk Sarar vücudunu don Yaralı gerillanın Çır şelalesindeki mağaralarda Seni sarıp Sarmalaması gibi Ve unutkandır belleği beyazın Örter seninde üstünü Kuş tüyü bir yorgan gibi Mangadaki diğer yoldaşlarının Üstünü sessiz sedasız örtüp Yittiği gibi. Zaza kızı ara Kerem aradı Aslı'sını Cilo dağlarında Zaza kızı arar Abu hayatı Bingöl platosunda Yanar İçinde ayn-ı Züleyhanın* odunları yanar Newroz ateşlerinden büyüktür bu yangın Ve newroz ateşlerinden doğar Kan tere bulanmış zaza kızı Ve Bingöl dağlarını Sarmış pusatlar Telsizler Kobralar Mikroçipler Kablolar Küçültmez zaza kızının ufkunu Bu sıradan korkular Ama bir şey var yine de Yanar Korkar sevdiği ölür diye İçi yanar Beyninde Kar altında kaynayan kara kara kazanlar. Yaralı gerilla bir kartaldı dağlarda Besta'da Botan'da Çarçella'da Yanan kandilleri ağzından öpmeyi denerdi İnce dudaklarıyla Bir jilet taşırdı Dişlerinin arasında Ne anlama geldiği bilinmeyen Muammalı sözcükleri söylemesin diye Dolunay aydınlığının vurduğu gecelerde Değişimin hazzını hazmedemeyenlere Kurt adam sendromu çeken sefillere Zazaca konuşur ve zazaca dokunurdu Ağzında bir jiletle. Cömert Nil Cennet Tuna beri dursun şimdi Mendo suyu yusun Yaralı gerillanın tenini İfritten bir kıl çekmişti gerilla Fişeklenmişti deli yüreği Devrim parolasıyla Ve yaralı gerillanın gözleri ela Elâ elâ konuşur Elâ elâ sevişirdi Kara gözlü zaza kızıyla 'Bırak der beni şimdi beni bırak Bingöl dağlarında' Ölümdür onu çağıran Kendi toprağında. Bakma gözlerime öyle zaza kızı Çek git başımdan Topla ısrarcı bakışlarını Kalın bir cam gibi Tuzla buz oldum ben Ve gözlerinde boğamadım Boğamadım ki imkânsızı Dudaklarından dökülen tek cümle Yenilgi tarihi kaderimiz mi yine Kilise zangoçları Çanlara asıldı beynimde Zonkladı şakaklarım Zonkladı gökkubbe Ve gözlerimde hatırası kaldı Zaza kızının Ayrılırken sıtmalı hıçkırıkları. Zaza kızı çekti gitti yüküyle Beyaz karanlıklar bakiresinin Muhteşem direnciyle Acılarını avuçlarıma dökerek Simdi belki saflar Pare pare ama Dünün bittiği yerden Yarın yine gelecek kendi muazzam Anaforu ile. Haziran-2003 *BKC:Bir silah markası. *Ayn-ı Zuleyha

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.