herkes bir gün acılarını unutur. böyle olmasa, bin bir çeşidi olurmuydu acının? sende unutacaksın, kapat göz kapaklarını akmasına izin ver gözyaşlarının.…
Erol'ma E…. Helenistik çağım, kutsal Küdüsüm, yoksul getom, kefşedilmeyen çoğrafyam, tufandan sonra elimde kalan son buğday tanem, çağrılı olmayan konuğum, aştığım sınır çizgim, giz dünyam, karanlık odam, zulamdaki son kozum, sana sunulmayı bekleyen avuçlarımdaki yüreğim, yoksul geçmiş, yoksun geleceğim, her gün küllerinden yeniden yarattığım varlığım SEN! Erol’um.. (...) Aynur Sultan
- http://gruplar.antoloji.com/anarsist-yansima
Aynur Sultan şiirleri
ne yeminler, ne yeminler bozdum. kaç kez tövbe kapılarından döndüm her seferinde bütün ihtişamınla karşımda sen-idin…
Baktığın aynalarımı bile silmiyorum ne diyorsun sen? gel bak aynı…
___Savaştaki bir kentti ardında biraktığında. bombalar yağıyordu üstüme. terk edilmiş şehirdi senden sonra yanlızlığım.…
Sadece bir düş bu .........Sadece düş Bu ağrıyan yanım ..............Ah bu ince sızı niyedir diye arayıp durduğum.…
Sorma daha şimdi taptaze bir aşkı bitirdik küçüğümdü heykel kadar görkemliydi kirpiklerine asılsam…
Bir uzak şehirdi düşlerim şimdi aşılmaz bir sınır sana dair şarkılar gibi…
kokum şimdi kuru çöl bedenim yangından arta kalan kül
Yüreğimde bir mengeneyle ............Kala kaldım bağdat sokaklarında ..........................Oysa uçurumdu sessizlik ...............................Ve kahrolası körlük…
pas izi gibisin icimde hiç gitmiyorsun!
keskin bir kılıç olsan öldürecektin ..............................küçük paslı kör bir hançersin acıtıyorsun.
Avuçlarımda biriktirdiğim ------seninle geçirdiğim zaman kırıntılarını ------el değmemiş yılkı atların ---dört nala koştuğu bozkırlara savuruyorum…
Kavga et benimle, sonra çık sokaklara. Yürürken bulduğun o tüm ıslak kaldırımlar…