saat sabahı yakalamaya çalışıyor ama güneş sanki isyan edercesine geceye doğmuyor hava bulutlu şehrin ışıklarının yansıması vuruyor yüzüme bulutlardan…
büyümeye başladığım günün doğduğum gün olduğunu sanırdım oysa seni gördüğüm günmüş olgunlaşmaya başladığım günde seni tanıdığım ve ölmeye başladığım günse beni reddeddiğin günmüş…
kayan bir yıldızdan dileniyorsun her bir anı süslüyor her yerde düşünülüyorsun güzelliğinle çok derine iniyorsun…
bir sigaraya benzer hayat insanın doğumuyla yanmaya başlar tütün dumanının zevkine benzer külleri geçmişi olur insanın…
bu gece şehrin tüm ışıklarını topladım odamdan görünen renk renk ayırdım sonra büyük bir huzme oldu gözlerim kamaştı bir an…
neden sana aşk dedim gökten akan suya neden yağmur dendiyse neden sana aşk dedim sonbahardan sonra neden kış gelirse…
yıllarım geçedursun su gibi akan zaman sel olmuş geriye bakınca yirmi yıllık hayatta boşa geçen anlar servet olmuş…