yorgun vücudumu sersem de geceye gayrisafi hafsalam baki kalmaz kimseye şiirden öte köy yoktur dersem de yalandır benim zaten her yana uzuyor ellerim…
-Necdet Adalı'ya- gece kararır altındağ sokaklar boşalır evler susar…
ansızın bitti mayıs halasçiçekleri ile geldi haziran sevmek böyle telaşlı böyle çoşkulu afacan…
bu şimdi yaz akşamın en tatsız saatidir. güneşkurusu hiç bir yolcu treninin uğramadığı istasyonhüznü bu şimdi benim sana yolum bağlıdır aşkın ırmak sanılan serinliğinde kendine çağ…
kedi kuşu avlayacak diyorum kadına söyle kuşa çıldırtmasın kediyi ne kadar çok telek var yüzünde. ve kelebek dolaşıyor adımlarında. bir yün yumağı oluyor gün…
gözleri kuşlu çocuk aklı yokuşlu çocuk düşününce annesini karnı acıkan çocuk…
bir nisan pazarı. belki de cuma. iyice karıştırdım artık günleri elimi uzatıyorum tutsana. başım dönüyor düşebilirim elimi uzatıyorum tutsana. bulutlar çöküyor gözlerime elimi uzat…
I. yalnızlık çoğaltmasaydı beni acı büyümezdi bu kadar…
bu şehre yağmur yağmazsa üşürüm bir bardak suyun yarası kanar bende bir çocuğun avuçlarında kırılmış oyuncak eksilirim. hayat boşa çıkarır beni…
ağır düşlerle geçtim dünyevi ağrılardan kazıdım yüzümdeki kibirli lekeleri tanrılara ait hiç birşey yok dünyada hayat sonsuz. aşk ölümsüz değil asla…
şiir biter sen gidersin ne kalır geride yağmur yağar ıslanır kirpiklerim savurur yüzüme ayrılığı şehir bir ben yalnız kalırım şiir biterse…
bir bu kalmıştı yapmadığım itiraz mecbur hayata bizi temize çıkaracak bir tek sözcük bile yok…
doğu'nun çeşmesinde yıkadım acılarımı hangi yaprağa ellerimi sürsem kanıyor sesimde kağıtlara dökülen yangın kokusu var kürt evinden çalınmış gün gibi yaralıyım…
sana diyeceklerim vardı ne çabuk bitti gece yeni bir ayrılığa açıldı pencere sana seveceklerim vardı…
gözlerimde daha demlenmeden yıldızlar yetimliğimi asarım kirpiklerime her gece yüreğim bir yavru kuş olur ellerim ekinsiz bir tarla…
15 / 24 gösteriliyor