Hasretim

B Bayram Kaya Bayram Kaya
0 Altın Yaprak
Memleketim Dağlarım Hani benim bağlarım Güncesi sürmüş Yaslarım kendimi Çat'a da seyirle İçim senle kemal, şuhudla ağlarım. Hep ekmek verenim oldu Aşlan, kaşlan, taşlan Doymaz yanım doydu da Aç yanım size sızlar... Bir türkümü Bir hasretliğim söylerim. Dört bir yanın dağ Yansa yıkılsa Irasa, yakınsasa da ferağ Kasvet bağlamaz Irganırken Gök bel'de havalar Harman bel'de göğününken ekin Meryem Dere'si ıslıklarla çağ Dört bir yanın dağ Dumanın tüterken Çoban ateşleri Çatal bük Sivri'de geven yakımlar la Sualan, Pancar tarla, Harım'ınla bağ Hey derken Dağ tarla, Seyfe, Badılı, Horla Seni anarım da yanarım bir korla. Erik Kaya'da çıkınca Görünür Sabire Bacım Desem acım Cebinde yumurta gezer Kara gözüne kurbanım der Tek iltifattır bu, can sezer Beş ondan güdülen kuzuyla Mezarın Gediği'nde görünsem Halil Emmim bağırsa Hacı Halil Emmim duymakta ağırsa Rıza Emmim terlemişse katır başında Fadime Bacım testi elinde bayırda çağırsa: Lan gâvurun dölü... Sığmadın mı yazıya yabana! Şenlik tutar seyri âlem, kokmazdı tuzuyla Yinede öperdik eli Hiç olmazdık pek pek papaz, deli Yine göründü Miyase'nin keli Atı çatlatsa da seferdedir seviseli Görünür her yoklarıyla yörem Yaşam dururum gibi siluet sanem Sevecen bir ılıklıktı anneannem Kendisi de yetim gün doldurmuştu Endamca Abışın Mehmet'ti dedem Harıma bir iki tavuk atlasa Hasibe dezemin gözü patlasa Mamık dayım beyaz yüzle kireç Öfkeden dili dolaşıp, kekeç Memmet emmim bir güzel teklese Sinkafı dilinin ucuna eklese Esme bacım, köyü dolaşacak ya Herif gidecek diye beklese Yol dolanır köy içine akar Safiye bacım tatlı şehla bakar Gamzeleri yüze takar Hele İbraam emmimin sessizliği Islığıyla âlemi yakar. Nazik bacım dertli yanık Konuşurken uğunur, saf kanık Mıstey emmim görmez ama Nuh nebiden, en güncele tanık Abış Memmed emmim yürüse Endamını haşmetle sürüse Haçça bacım başını bürüse Köyden yana görse bir nobran Girer çıkar sokur sokurla sokran Nahırları kaparken, ekin firikse Göö gözleri, akılda dumanlanıp İncileri, zarafet görünür, sözüne birikse Şakacı İsmeyil emmim çerçi Rabia bacım çok zariftir gerçi Bazen hatırı yatar, satırı batar Rabia bacımlan, süt, yoğurt satar Badik kız üzümü helkeyle alır eline Bağ çubuğundan şeleği sarmış beline Hacı emmimle şaşkın geline Baka kalırlar eline, diline Hasar'ın Fadime kimi dem tatlı savak Hacı Ahmet emmimle dikmişler kavak Bekleşirlerdi şehit olmasa Oğul büyüyecek, açacaklar duvak Dalaşmaz yanaşmaz Şevket emmim Perdane bacımla, gülüşe sürse Pek hazzetmez, görünce bulanan Perdane bacım Kemal'e dürüm dürse Garip kalır yanındaki Başı eğik, ağzı sulanan Gözleri dolgunca Hacı Hüseyin Emmim Ne zaman görse yetimim der saç okşardı Daha demindi, buğulanmıştı göz zemin Birine kızdı mı sinkafını demez Sanki suçlu gibi, baş eğer giderdi yemin Memleketim Dağlarım Bağlarım Soykadan mı kaldınız ne Hem söyler hem çağlarım Kör kütük koydunuz Hani nerde Sabire Bacım? Hacı Hüseyin Emmim, ağlarım 15.10.2009 Ferağ: sahiplik hakkını başkasına devredip, tapu ilişkisini kesmek. Sanem: güzel kadın kılığına giren şeytan'a verilen isim. Kasvet: Birden bire beliriveren iç çökkünlüğü. Şuhut: Zamana tanıklık, dan beri içinde olmakla tanıklık etmek, gözlemde bulunup şahidi olmak.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.