Yürür asfalt ovalarda abdal. Vitrinlerin düşen kepenklerinde Hep hüzün çeşmeleri: lambalar.…
16 Nisan 1916 tarihinde İstanbul'da doğdu. İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu ve Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. Kars, Zonguldak ve Kabataş Erkek Lisesi'nde, İstanbul Eğitim Enstitüsü'nde edebiyat öğretmenliği yaptı. 13 Aralık 1979'da İstanbul'da öldü. İlk şiiri, lise öğrencisi olduğu yıllarda, 1935'te Varlık dergisinde çıktı. O tarihten ölümüne kadar hep şiirin ve edebiyatın içinde oldu. Şiirlerinde evler, aile, çevre, aşklar, bunalımlar, hastalıklar, yalnızlıklar ve ölüm onun kendine has anlatımı ile, çok defa kısa mısralar halinde dile gelir. Ufku zengin ve derin, sahneler canlandırır. İlk şiirlerindeki açık ve yalın söyleyiş, sonra soyuta dönük bir havaya bürünür. Eski ve yeni kelimeleri birlikte ustaca şiirine yerleştirir. Mısralarına değişik ve yeni bir biçim oluşturmaya çalışmıştır. Sağlam, tutarlı ve özel bir şiir dünyası vardır.
Kapalı Çarşı (1945)
- Çevre (1951)
- Evler (1953)
- Eski toprak (1956)
- Dar Çağ (1960)
- Yaz Dönemi (1963)
- Divançe (1965)
- İki Başına Yürümek (1968)
- En/Cam (1970)
- Zebra (1973)
- Kareler ve Aklar (1975)
Behçet Necatigil şiirleri
Bir piston Kalmamı ister dilediği yerde Tekler çoğulluğumu Bir dinozor zor yer beni:…
Büyüsün küçülmen, Bu senin yakının! Yaklaştın mı sağlığında Şimdi de uzaksın!…
Geceleri korkulu yollara gittiniz mi Biz çok şeyi vakit yok pek kısa geçiyoruz Limanda bilinen gemiler oysa açıklardadır Kullanırız bir sözü ama hangi anlamda?…
Şaştı akl Aşk koyduk ad. Yakındı a…
Sağ çıkıp günlük savaştan Evin yolunu tutmuşum Yemek yedik, çocuklarım uyudu İniyor üstüme yavaştan…
Yemeden olmuyor Yapılara, yakıtlara, taşıtlara Ödemeden Yememize ne kaldı?…
Dört kol altmış altı da Olmasa .......... ..........
Birden hatırlarsın, O da seni - - birden bazan: Nerde, ne yapar şimdi Parlar bir özlem anılar arasından.…
Daha işin başında, Şaşırmış ne yapacağını Hareketleri çılgınca ..........…
Konuşurken karşıdaki telefon Kapanmaz, kalabalıktır. Kapanı…
Her şey araya giriyor, aradan çıkıyor Arada çocuklar doğuyor, büyüyor, yürüyor Arada evler, evlenmeler, ölümler duruyor Arada yaz kış bahar, dünya dönüyor…
Siz hiç eski tahtalara yağlı boya yaptınız mı? Bütün iş ilk çekilen boyadadır, astarda. Astar düzgün değilse tepserir boya Islak duvarlar gibi dökülür pul pul.…
Uzanir fildisi turlarina Perdeleri cekili odalarin birinde Sabirsiz, gergin ve usta parmaklar V…
Uzanır fildişi tuşlarına Perdeleri çekili odaların birinde Sabırsız, gergin ve usta parmaklar Ve çalınır kızlığı, dolendo.…
15 / 315 gösteriliyor