O günden sonra kuracak güzel bir cümlem olmadı hiç dünya için. Rüyalarım tüller ve silahlardan bu yana sisli. Kıvrılıp giden dalgın bir yol, yolda eski bir taş, Limanda bağlı bir t…
1963 Kırklareli'de doğdu. 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nü bitirdi. İlk şiirini 1984 yılında yayımladı. 1995-98 yılları arasında arkadaşlarıyla birlikte Göçebe dergisini çıkardı. Çeşitli yayın kuruluşlarında editör olarak çalıştı. 1991 ile 2002 arasında beş şiir kitabı yayımladı.
Delilirikler (1991)
Bakarsın Üzgün Dönerim (1994)
Cinayet Kışı + İki Mektup (1996)
Yirmi Lak Tablet + Yolcunun Siyah Bavulu (1999)
Yeryüzü Halleri (2002) .
Kim Bağışlayacak Beni (2005)
Ba (2005)
Y’ol (2006)
Soğuk Kazı (2010)
Fakir Kene (2016)
Birhan Keskin şiirleri
halimi anlatacak sözler yazamam artık bu kavruk mektuba rüzgardan yan yatmış otlar koydum gerisini sen anla.…
birbirine dolanan hayaller yumağıdır hayatımız kim karar verebilir birbirine dokunan taş ve su hakkında, kimin kimi ayakta tuttuğuna, ve günün aslında kumdan, tuzdan ve ışıktan olu…
Sevgilim sabahın erkenini seviyor, ben geceyi ve esmerliğini onun, o dorukları sevior, korkuyor bundan ben rüzgarla buluşan tepeyi, tuhaflığı,…
Sen bana elma yerdin eskiden Ben kocaman bir bardak su sana mutfaktan İki buğulu ağaç olalım, ben sana iki serin taş, demiştim, daha o zaman…
kaç gecenin çölüdür bu ayrılık kaç şiirin dölüdür üstüme örttüğün bu ince sessizlik kalbim alış artık, kır kendini…
İçinde çiçekler büyüttüğün zamanlardı Irmağında yıkandım Rüzgarında kurudum Eğildim dünyayı kokladım…
Zokayı yutmuştum ben bir zaman ah dilim yaralı konuşamam.
Bırak o kordonu dedin, bıraktım ve çıktım dünyaya İlk zorluğu buyurdun, memeyi bırak dedin, uzun emdimdi eminim. Köyü bırakıyoruz dediydi baban biraktı hepimizi şehire…
Dur. Burada, uzun uzun, bir durakta dur olmuşum. Oradaydım, şimdi. Burası araf’tan sonrasıdur... arafımı da, yazmıştım…
Suyun sırtında geçiyor ömrüm kentlerim, saraylarım silik. Gül ekilirmiş dünyada,…
1. bir kereye mahsus yaşanan her an kendi hayatını bir daha düzeltilemeyecek biçimde içinde barındırır.…
bu sağır bu anlamsız bu ağır düzlükte dur diyor ayaklarım,dinlen,bekle. her şey her şey terketmiş seni bir taşın bir kumun gölgesi bile…
sabahın karşısında konuşmak ne zor! incecik kül gibi kalıyorsun, dağ susmaya giden yolu biliyor sen bilmiyorsun…
bir taşın üstüne oturup ufka uzun uzun bakışımız bundan evlerimiz sokağımızda bizim üst üste yığılmış, öyle yakınız!…
15 / 96 gösteriliyor