bu İstanbul meyhanesinde ud çalınır, ney üflenir içenler bir hoş olur bir kadın şarkı söyler…
ben her gece yağmur çamurmu dedim sokaklarda pencereler bekledim…
düşümde ellerim saçların tarar saklı sevdalara tutunur gönül görünmez şafağın gününü sayar içimdeki gözler tutuklu gönül…
soruyorsun olmak nedir dergahlarda pişmek midir olmak demek, pişmek demek önce kendini sevmektir...…
iznik çarşısı dardı iki deresi vardı geçmişten geleceğe akardı çocukluğum…
geceydi gidiyordun ellerimi tutmasan sarhoş olmasam…
önemlidir gülüm gibi değil mutlaka gördüm yaşadım kaç defa…
sokağa bir gül düştü gül 'izarlar alındı gül babanın kabrinden beyaz güller çalındı…
sen gittiğin zaman sen kalacak geride bir de yüreğim, tutsak kalacak sevgim…