Sensiz geçen iklimlerde, Alkol vurdu kıyılarıma. Yarı bir sarhoşluk gibiydi sevdan damarlarımda, Ve sen çoktun; ama aslında hiç yoktun...…
Bir çift göz müdür insanları sevdiren, Ya da bir gül; aşkı anlatan? En uzak iklimlerin tan yelini, En ulu dağların doruklarından toplar gibi yıldızları;…
Yine bir ben kaldım bana, Bir de asılı resmindeki hatıra. Sanki hiç yanımda değil; Damarlarımda, kanımda.…
Uzaklara gittiğin zaman; Dostum kalacak mısın? Sevecek misin tekrar; Aynı günde bir hiç olduğumuz zamanları?…
Gün doğmadan uyandım yine; İçim dışım üşümüş. Üstüm açık kalmış galiba, Bir hırka buldum hemen dışıma,…
Sonsuz deryâ deniz içindeyim sanki; Orhan Veli tadındayım bu akşam: "İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı." Karanlık geceden şehrin bütün ışıklarını topladım sana,…
Kalbinin sesini dinle; Ve rüzgârı hisset saçlarını her telinde. Avuçlarındaki bir kırlangıç masumluğuyla, Ben hep oradayım sakın unutma!…
Bir dilek tut içinden aşka dair, Bana dair. Sonra tut ellerimden, al, Götür beni bu yerlerden.…
Bir damla sevginin bile, Değerinin bilinmediği; Lânet olası, Cehennem bağlanası,…
Sanki âşık gibiydi, Alabildiğine mavinin içinde bir tek martı. Ölümüne uçuyordu: Aşkının ölümüne maviliğinde.…
Ölüm , bir gün ziyaret edecek bizi... Ya bir atom bombası, Ya da bir maç sonrası, kaza kurşunu (!). Ya Azrail hep ıskalıyor bizi,…
“Rüzgârın rengi” sokağında, Seni yaşamak, kuru bir yaprak misâli... Sen gökyüzünün aşkısın! Sonsuz mavi gecenin içinde.…
Bir dolunay berraklığında gizlidir; Engin okyanuslardaki yalnız martının aşkı. Sonsuz karanlıklardaki ölümcül akrebin çığlığı gibi, Aynadaki gözlerin altındaki mor halkaları yaşama…
Bir sabah düşünün; Haberlerinde, Nişantaşı‘nda donmuş halde bulunan bir adamın resmi. Yüzünde gülücükler ve elinde son bir mektup, Kimliği meçhul sevgilisine...…
Hayaller savaştı beynimde, Kaybedenler masal oldu... Hayaller savaştı, Kazananlar gerçek oldu...…
15 / 23 gösteriliyor