Öyle temiz ki yüreğin Gözlerine yansır Yüreğinin pırıltısı Kızdığında...…
Yağmurlu bir San Marko Meydanı Yok naylon yağmurluklarımız Yüreklerimiz var ıslanan bulut bulut Yakışıklı olmayan gondolcular…
Uykusuz Roma sokaklarındayız. Bir an arkamı dönsem bırakma beni diyen gözlerle arar Bensiz kalamaz aşkım sığınmış yüreğime sıcacık yüreğiyle.…
Daha çok sevmeye coşkulu coşkulu Sıkı sıkı el ele tutuşmaya Aşkımızı korkmadan haykırmaya Geç kalmış olmasak…
Başka bir dünya var. Uzaklarda değil aslında Hemen yanıbaşımızda.. Yanıbaşımızda da nedense görünür çok uzaklarda..…
Sığınacak bir liman olacak mısın? Yüreğime.. Öyle yorgun ki yüreğim.. Mola değil istediğim..…
Ben sevmeyi sizden öğrenmedim ki.. Farklı severim diye yargılama beni.. Yakışmaz eleştirmek sana yüreğimi.. Aklımı vur yerden yere..…
Gözlerindi ilginç gelen bana... Şekli ya da rengi değil ama.. Dudaklarına yasakladığın herşeyi ..…
Akıttım gözyaşlarımı içime Yüreğime saplandı acımazsızca.. Acıyan yüreğime rağmen Güldü hep dudaklarım.…
Hüzünlüyken şiir yazıyorsun dediler Doğru mu dedikleri diye düşündüm kendi kendime Doğru olmadığını ben biliyorum ya…
Gülümseyişinle ısıttın içimi.. Bakışların öyle şirin ki.. Düşünür oldum bütün gün seni..…
Güzel gülüyorum diye sevdin beni... Şirin olduğum için sevdin.. Hoş hatunmuş diye sevdin..…
Yaş otuzbeş yolun yarısı demiş Cahit Sıtkı Tarancı. Evet kırk yaşındayım bugün ben.. Kırkımı daha bugün uçurmuşken Nasıl derim, nasıl düşünürüm…
Küçük bir kızın muzip gülümseyişi eşliğinde Gözlerindeki ışıltıyı gördüm önce... Seni küçük tatlı kız, diye düşündüğümde.. Eksikti sanki hayalin belleğimde.…
Ne bu acelemiz neden bu acele dostlarım. Hatırımızı sorarken bile, nasılsın derken.. Laf olsun diye sormalar..…
15 / 28 gösteriliyor