Nuh'a Gemi Resimleri 2

C Cahit Koytak Cahit Koytak
0 Altın Yaprak
Eğilip taş gemiden bakıyorum şimdi Boz bulanık akşam saatlerinden geçen Silinmiş istim almış - İskelede Bekliyor gemi Çelik kasların sabrıyla öyle masum ve davetkar Bütün yükümüzü almaya hazır Yüzlerimizi çukurlaştırın hüznü Zırhlarımızı ağırlaştıran Önce kuşlarımızı uçurup dallarımızı budayıp Gövdelerimizi soyan Sonra her boya uygun Bir çarmıh mıhlayan. Çarmıh mı dedim, bağırdım mı? Bunu yolcular duydu mu? Göğüslerine indirip kafataslarını Mahzende uyuklayan şehirliler: Mezar komşularımız Beşkardeş vapurunun lahûtî figürleri Şişko tezgahtarlar ebedi kızlar daktilolar Terziler hünsa çıraklar simsarlar Memurlar kahinler duahanlar Gözlemci melekler Ve öteki ruhaniler Ufuktan belâlanmış kavimler geçiyorlar Yoksul günümüzün dumanları içinde Kaynıyor yukarıda kazan Kaynıyor ve taşıyor - Melekler Sirkeciye açılan sokaklara boşaltıyorlar onu İnsan eti kokan ucuz otellerden Piyango gişelerinden plakçılardan Sızan cinneti Yarı Bizans yarı taşra kılan akşamı Bu borulara üflenen dakikalar Kanallardan üst geçitlerden taraçalarda Toprağın altından, ta yedi şehir aşağılardan Sızan fışkıran akan şehirliler Mezar komşularımız Ne serin avlularda göç-ric'at hutbeleri Ne inzarcı divaneleri kavmin Ne de 'şehrin ta ucundan koşarak gelen haberci Hiç biri Uykunun karanfil kokulu Şerbetiyle ıslanmış bıyıkları Şehre inince küçülen omuzları Ve sıkılgan elleriyle İnsanın dayısına benzettiği Köylüler de yok artık Hepsi geminin karanlık mahzenine gömüldü Topkapı minibüsleri yuttu onları.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.