Sisifos'un Köyü

C Cahit Koytak Cahit Koytak
0 Altın Yaprak
köyün korucuları silahlarını yine köylülere çevirdiler. kuzularımızı kurtlara, çakallara, ekinlerimizi yaban domuzlarına karşı korusunlar diye, bebelerimizin, yetimlerimizin boğazlarından kesip omuzlarına silah astığımız, giyindirdiğimiz, kuşandırdığımız, yedirdiğimiz, içirdiğimiz köyün korucuları tüfeklerini bir kere daha, biz, işinde gücünde, tarlada, bahçede çalışan, kemiklerinin ucuyla toprağı süren, ekini çapalayan 'ağızsız dilsiz' köylülere doğrulttular ve bizden yine diz üstü çöküp postallarının tozunu almamızı buyurdular; köyün fiskosçuları, asalakları, bıçkınları ve kabadayıları da onlara alkış tuttular, yılıştılar, teneke çalıp oynamaya başladılar. böylece, bizi bir kere daha, çocuklarımızın önünde aşağıladılar; kadınlarımızın önünde ağlattılar, elin günün, komşu köylerin önünde yere baktırttılar. böylece, bir kere daha özgür, bayındır, kurda kuşa karşı güvenlik içinde el ele, omuz omuza çalışıp didinme, üretme, bölüşme ve sevişme hevesimizi kursağımızda koydular. ama bunlar olup biterken, olup bitenlerden habersiz köyün delisi, değneğini havada sallayaraktan, meydanın ucundan koşarak geldi ve dilsizlere vergi işaretlerle, dikenli bozkırdaki kurumuş incir ağacının yıllar, yıllar sonra yeşerdiği, çiçek verdiği müjdesini getirdi bize. ve ağacın altında bakire Meryem'in bu kez, nur topu gibi bir oğul değil, nur topu gibi oğullar ve ay parçası kızlar, yani mucize eseri ikizler, beşizler, dokuzlar doğurduğunu ekleyiverdi, ve bebelerin de doğar doğmaz konuşmaya başladıklarını

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.