Unutulmayan Yetim...

C Can Ahmed Kutsi
0 Altın Yaprak
Unutulmayan Yetim... On-on iki yaşıma rastlar, Küçük terkedilmiş bir gece kondu bulduk. Camları yoktu,kapısı kırık-çıkıktı. Pencerelerini naylonlarla kapattık, Yarısı yanmış minderler bulduk, Yarı düzgün,çöplerden tabak aradık, Üç-dört arkadaş burada yaşam mücadelesi verdik, İçimizden biri çocuktu, adı Yetim. Yetim'i cami avlusunda hastalıklı bulmuştuk… Bir gece aniden fenalaştı, Soluk yanakları ateşten kırmızılaştı, Hepimiz başına toplandık; 'Yaşayacaksın, ölmeyeceksin' diyor, Başka söz gelmiyordu aklımıza, Ara sıra anlaşılır-anlaşılmaz sayıklıyordu, 'Anne sana geldim ellerimi tut 'diye bağırıyordu. Annesi gibi ellerini bir müddet öylece tuttuk, Yine yarı anlaşılır bir şeyler söylüyordu, Haykırarak''ölüyorum,melekler geldi abii…'' Ve eli yana düştü,biz hüngür hüngür ağlıyorduk, Soğuyordu elleri,ayakları soğuyordu annem, Üşümesin diye çalı-çırpı ne varsa yaktık; Ama üşümesine bir türlü engel olamadık, Sonra tırnakları morardı.dudakları büzüldü annem, Bakışları dimdik bir noktada saplandı kaldı artık, Bedenide o kadar ağırlaştı ki kaldıramadık, Anlamıştık artık bu ölüm soğukluğuydu, Belki son nefesinde de annesine sarılmak istemiştir; Kimbilir… Salası verilmedi,namazı kılınmadı anne, Bizde küçük mezar kazdık, ağaç dibinde, Ona yakışmasada kendimizce yakıştırdık, Taş bulamadık,tahta dikip ismini yazdık, Hayat canavardı, bizde yutulmaya hazırdık, O istediği zaman kolayca yutuluverecektik İşte on-oniki yaşımdaki Yetim'i kimsecikler; Unutturamadı anne….

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.