C Celalettin Tokmak

Celalettin Tokmak

20 şiir · 1976 —

0 Altın Yaprak

Celalettin TOKMAK: 6 Ocak 1976 yılında Sivas Merkeze bağlı Elbeyli yöresinin Bedirli köyünde dünyaya geldi. İlk ve orta tahsilini kendi köyünde tamamladıktan sonra 1992 yılında Sivas Endüstri Meslek lisesi Tesviye bölümünü bitirdi. 1997 yıllında Dumlupınar üniversitesi, Simav Teknik Eğitim Fakültesinden Makine öğretmeni olarak mezun oldu. 1998 yılından bu yana yurdun çeşitli yerlerinde makine öğretmeni olarak görevini sürdürmektedir. Şiirleri hece ölçüsünde olup, hecenin her türünde şiir yazan şâir, aruz vezni ile de çalışmalar yapmaktadır. Şiirlerinde esas temayı sevgi ve aşk üzerine kuran ve halk şiirinin her türünde şiirler kaleme alan şâir taşlamaları ile de dikkat çekmektedir. Şiirlerinde Celâli mahlasını kullanan şâir evli ve 3 çocuk babasıdır. İlk şiir kitabını 2002 de “Duygu Mekanı” adıyla yayınladıktan sonra çeşitli şiir antolojilerine de katılmıştır.

- Duygu Mekanı (Seni Aradım) , 2002 Sivas

  • - Şairler İkliminden Berceste Şiirler Antolojisi – I, 2010 Sivas
  • - Gülendam (Sevdâ Şiirleri) , 2010 Sivas
  • - Şairler İkliminden Berceste Şiirler Antolojisi - II, 2011 Sivas
  • - Şairler İkliminden Berceste Şiirler Antolojisi - III, 2012 Sivas
  • - Türk Şairleri Antolojisi I ve II. Cilt, 2013

Celalettin Tokmak şiirleri

Arama yardımı

Bir kördüğüm içerimde acılar Çöz demeyle, çözülmüyor sevdiğim Derdimi dökmeye mecalim yoktur Yaz demeyle, yazılmıyor sevdiğim…

Ümitsiz bir vaka sendeki yalan Görülmez yalanla mutluluk bulan Allahtan korkmazsan kulundan utan Benimle eğlenip gülme güzelim…

Unuttun mu beni, küstün mü bana Seni ettiğini bulası seni Seni böyle seven gelmez cihana Seni açılmadan solası seni…

Virane bahçene baykuşlar konsun Bin defa ölesin, bensiz günlerde Dermansız dertler hep seni bulsun Hep acı çekesin bensiz günlerde…

Gecen zindân olsun, gündüzün harap Benim kıymetimi bilmezsen eğer Deryalar içinde göresin serap Sen de benim gibi sevmezsen eğer…

1

Aşkımı alevde yaktın bitirdin Dilerim ki sen de öyle yanasın Usandırdın artık gına getirdin Her adımda bin bir bela bulasın…

Söz olsun düşüp yollara Gül yüzünü göreceğim Senle dolu yüreğimi Söküp sana vereceğim…

Sen bir pırlantasın, ben değersiz taş Ben bir hiçim artık senin yanında. Sen sultanlar sultanı, bense eğik baş Ben bir hiçim artık senin yanında.…

Gülünü yitirmiş yavru bülbülüm Ya sen anlat, ya halimi sor benim Sen gülden ayrısın, ben ise yardan Anlatayım hallerimi gör benim…

Karanlık zift gibi yağar üstüme Zifirle yoğrulur nur geceleri. Kimseler bilmiyor garip halimi Arada bir olsun sor geceleri…

"Sana gitme" diyen aklına uyma Bütün engelleri vur da gel bugün Mantık "gitme kal" der sen onu duyma Nerdeyim nasılım sor da gel bugün…

Gönlün figanına can dayanmazken Coşkun sular gibi akmış gidiyor Her adımda bin bir engel salmazken Kolların da zincir kalkmış gidiyor…

Sevdiceğim sana kavuşabilsem Çektiğim çileler vız gelir bana Göz göze bakışıp, gülüşebilsem İçimde ki korlar, buz gelir bana…

Günahına beni ortak ederken Rahatsız olmadın, kızgınım sana Elini elimden alıp giderken Sevdamı bilmedin, kızgınım sana…

Bülbüller ötmüyor, çiçekler açmaz Seninle beraber değiliz diye Çimenler büyümez kelebek uçmaz Seninle beraber değiliz diye…

15 / 20 gösteriliyor

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.