Sana İsyan Ve Pürisyan

C Cengizhan Konuş
0 Altın Yaprak
Vapur gürültüsünde saçlarını yüzüme yaslayana... Unuttuğun kadarsın bende. Şimdi ellerime aykırı bir acının gün batımı sokulmakta. Cinnet nişangâhı gözlerimin ta rengini yoklamakta. Sürüklenen gölgem benden sonra. Sonram aydınlığın ayrılığa vuran kıyısı. Ne çok terk ederek seni, ne çok kutsadım beni. Şimdi gülüyorum biliyor musun? En ağlayan yanlarım isyanda. Bu sükûta duran çehre benim. Ben benim. İki gül arası kül. İki ikül arası cehennem. Sende vakit ziyanmış meğer. Adını Marmara'ya fırlattım; kurtar kendini bu acılı denizinin genzinden. Göğsümde kan, duvarda hüzün ve önümde şehr-i şehir İstanbul. Alaca bir rengin tam öfkesindeyim. Bir çığlık gibiyim ki yani eskiyim. Gidişlerime aldırmıyorum ve arkamda sana benzeyen nice cesetler bırakarak kendimi tene bürüyorum. Bir yumruk gibisin boğazıma takılmış. Bırak haykırayım: SENİ SEVMEKTEN GİDİYORUM...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.