Sakat Süvarinin Karısı

C Cezmi Ersöz Cezmi Ersöz
0 Altın Yaprak
Meğer çoktan dökülmüş aynalardan sırlar, çoktan yayılmış kanser kokusu apartman boşluklarına ve karanlık pencerelerde eski bir çığlık gibi yaşıyormuş kadınlar... Yoksa der miydim anneme küstah bir şaşkınlıkla, bırak artık bu beklemeleri, diye çünkü güzel günler geride kaldı, beklenen o güzel günler O da biliyordu oysa bahtsız kadınlar kabilesinde ölümün sıradan günlere paylaştırıldığını, felaketlerin basit sezgilerle fark edilip yürek ağrılarını dindirdiğini. Nitekim vazgeçmişti artık ipekli kumaşlar dikip sakat süvariyi beklemekten... Konuştuk uzun uzun -balolar, danslar, şenlikler ve Cumhuriyet... Sonra başını açmasını söyledim ona durdu... düşündü... ve karanlık anlamları bırakarak ardından incecik bir yalnızlık gibi sokaklara çıktı, hatırladı kendini... ürperdi... Akşamdı... Bizim gibi adamlar haber verdi ölüsünün Mercan Karakolu'nda bekletildiğini. Başörtüsünü ve amelelere Harb-ı Umumiyi anlatan sakat süvariyi kahveden aldım. Ne babamın polislere anlattığı dokunaklı anılar, ne de kirli deniz kokan saçları tanık oldu ölümüne... Onun ölümü ne kanser, ne kocası, ne komşular... Ölümü, elimde buruşturduğum bu başörtü bu baş... bu örtü... bu baş... bu örtü... bu baş... bu örtü...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.