Doğu ekspresinin düdük sesleriyle uyanırdık Cebeci Yurdunda; Oysa ne kadar da güzelmiş kara trenlerin geçişi. Arkadaşlarla bir odaya toplanıp türküler söylerdik…
Bir çocuk yürüyordu yağmurda Nereye gittiğini bilmeden Usulca ve de sessiz. Derin bir sigara çekiyordu…
Hayatta hiç mutluluk görmemiş Hiç bir sevdaya tutulmamış Umursamaz Utangaç edasıyla,…
Sabah saatin beşiydi Yoksa saat mi sabahın beşi, Dışarıda gözükmüyordu gece…
Öylesine bak ki! o derin, dürüstçesine, namusluca parlayan gözlerinle,…
Sol kolumda söndürdüğüm iki sigara izmaritine, Ürkekliğime, Korkaklığıma, Utangaçlığıma.…
Ne zaman yanına gelsem çekip gidiyorsun, sessizce, yaklaşsam sana…