Sıcak bir Mersin sabahı ben, Beceriksizce, Beceriksizliklerimi anlatırken sana; Sen,…
Beş, bilemedin altı Yaşlarında bir çocuk Koşuyordu. Elinde dondurma vardı.…
Ben, her şebnem kokladığımda denize koşarım Öpmesine izin veririm rüzgâra beni; Dudaklarının tadına ilk vardığım yerde Sahilde.…
Özgürlük prangalarda artık, Sen ve ben ölüyüz Ve bir çocuk ağlıyor arkamızdan; Belki bizim çocuğumuz belki değil,…
Yatağıma oturmuşum. Derdin en müstehceni Sarmış başımı. Kaç ay oldu unutmuşum.…
Mahkûmdular. Bir bahar ayı, Kanlı gözyaşlarımın arasından Kirli gülümsemelerle kaçıp…
Ölümle yaşam arasındaki ince çizgide bale yapıyorum. Sağ yanımda şeytan, Diyor ki; Bırak kendini belki…
Ondan yoksun kalacak diye mi? Dünya döner, zaman gider? Nedendir bilemem. Karşıma çıktığı an…
Islak gözlerimdedir hayalin, Kokun burnumda; Bu nedenledir uyuyamam Sen yokken yatağımda.…
Ucube bir fahişe gibi yaşamak istiyorsan, Böyle mutluysan; Durma.…
Bırakın kopsun kıyamet. Ölü çocuklar doğsun. Yılan gibi tıslayan seller, Aslan gibi kükreyen depremler…