Aşk ehline derman sordum âlemde Ne Eflâtun bilir ne Lokman yazar Erbâb-ı aşk olan kalır matemde Anların ahvâlin perişan yazar…
Bâd-ı sabâ benim hasb-i hâlimden Varıp nazlı yâre dedin, ne dedi Cünun-u aşk ile âşık-ı şeyda Geziyor avâre dedin, ne dedi…
Bahar seli gibi dağlar başında Gör nice duruldum nice bulandım Bir dârüşşifâdan boşanmış gibi Sürüyüp zinciri hayli dolandım…
Bana olan cefa senden değildir Benim kendi bahtım kara sevdiğim Sana meyil vermek benden değildir Gönül düştü nedir çare sevdiğim…
bab-ı ihsanından mürüvet eyle mürüvet eyle karıştırma her bir eşyaya beni bakma isyanıma merhamet eyle ulaştır menzili dost dost a'laya beni beni dost beni beni…
Havalanma telli turnam Uçup gitme yele karşı Zülüflerin tel tel olmuş Döküp gitme yele karşı…
Minnet eyledikçe aksine döner Etmiyelim çarh-ı devrana minnet Geceler muhabbet şem'ası yanar Hacet değil mah-ı tabana minnet…
Sâkıyâ câmında nedir bu esrar Kıldı bir katresi mestane beni Şarab-ı lâlinde ne keyfiyet var Söyletir efsane efsane beni…
Telli sazdIr bunun adI Ne ayet bilir ne kadI Bunu calan anlar kendi Şeytan bunun neresinde…
Telli sazdır bunun adı Na ayet dinler ne kadı Bunu çalan anlar kendi Şeytan bunun neresinde…
Yürü gönül yürü dostundan kalma Daim hatırını soruver gitsin Eski düşman sakın dost olur sanma Arkasından bıyık buruver gitsin…