Sineme yüzlerce ok saplanırdı Kirpiğin kaşına değidiği zaman. Bir sızı içimde keleplenirdi, Kulağım adını duyduğu zaman…
Şâir, yazar. Kelkit’in Davısı köyünde doğdu. Ailesi 1948 yılında Kırıkkale’ye göçtü. Atatürk İlkokulu’nda okudu. Ortaokulu Merzifon ve Mersin Askerî ortaokullarında, Kırıkkale’de başladığı liseyi de Erzincan’da bitirdi (1966) . Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde okuduktan sonra (1970) , Aydın, İstanbul ve Ankara’da öğretmenlik ve idarecilik yaptı. Günümüz şâir ve yazarlarından olan Cebeci, şiir, hikâye, mizah ve tiyatro dallarında eserler vermiştir. Töre, Türk Edebiyatı, Türk Yurdu, Doğuş, Devlet, inanç, Defne, Yeni Divan ve Konevi dergilerinde yazıları çıktı. Şiirlerini bazan hece, bâzan serbest nazımla yazar. Aşk, vatan sevgisi ve kahramanlık temalarını işler. 2008 yılında kalp krizinden vefat eden şair İstanbul/Çengelköy mezarlığına defnedilmiştir.
Hun Aşkı (1972, 1984)
- Mavi Türkü (1983)
- Devrannâme (1983)
- Şafağa çekilenler (1984)
- Büyü (1984, ödül aldı)
Dilaver Cebeci şiirleri
Sana bu mektubu bir gece yarısında yazıyorum Azatlığın zirvesinde sohbete dalmış yıldızlar Zühre bir aşkı tutturmuş Bâbil’ de kalan Zavallı dünya habersiz, zavallı dünya sağır…
Aşk henüz balçıkla kan arasındaydı: Ben saçlarını örüyordum bir ıssız gezegende, Daha yaşanmamış geceleri hayâl ediyordum,…
Yağı 'Hurra!' deyip hücum edende, Türk'ün Türk'e küseceği çağ mıdır? Yüz bin değer yıkılırken bir günde, Türk'ün Türk'e küseceği çağ mıdır?…
O çocuklar birer birer gittiler... Soylu sevda türküleri dudaklarında, Saclarında kurt nefesi rüzgârlar, O çocuklar birer birer gittiler...…
Eğilin önümde çağdaş güneşler! Kenanlı yıldızlar varın secdeye! Issız çöllerde, derin kör kuyularda Ben görürüm camgöbeği düşleri…
Gök yeleli Bozkurtlar, kutlu ülkü erleri! Atsız Yabgu önünde dizleyin yağız yeri! Üçbin yılın süzdüğü temiz duru bir pınar…
Hani kısrak memelerinden ufukları sağardık Esrik dolunaylar öperdi çekik gözlerimizden Gökten firuze yağardı hep yollara düşerdik Böyle kirli değildi maviler…
"Aman karlı dağlar ne olur Esker ağam gelende yaralarım ey olur." Dündar Ağam , çoh görestim hardasan?…
Dost kentleri yıkıp sana gelmişim Esirin olmayı şeref bilmişim Bilsen ıssızlıktan nasıl yılmışım…
ne ağla, ne kız güllü, hep gül gibi gülümse, bahar güllü, yaz güllü. yanakların gül kokar,…
Koç yiğidim, Bahadırım, Ozanım Alp Dadaşım, Yağız Efem, Ozanım Bir nârada dokuz tümen bozanım,…
Şu dumanlı doruklarda Boz şahinler uçmaz gayrı Gözelerden ağı çıkar Alperenler içmez gayrı…
Bekleme, ağlama, beni çağırma Tükendi dermanım gelemiyorum Bu dağlar harami, yollar ejderha Yitirdim yönleri bulamıyorum…
Kursun benizli bulutlar gelir ufuklardan Sikar ustumuze gomleklerini Cilgin bir sagnak vurur bahcemin gullerini Arsiz bocekler iri yapraklara siginir…
15 / 21 gösteriliyor