Bilinmezlikler

D Doğan Ülkekul
0 Altın Yaprak
Önümde sıralanmış duruyordu bütün herşey Önce deniz vardı İçime sığmayan anılar kadar büyük Kocaman masmavi bir deniz Sonra azgın rüzgarla hırçınlaşan dalgalar Beyaz köpükleriyle rüzgarla inatlaşan Ama masmavi, güzel gözlerin kadar. Arkada bir sandal duruyordu Gökyüzünün griliğinle kirlenmiş Silikleşmiş giden zaman içinde Bir oradan savuruyordu rüzgar Bir buradan hırpalıyordu azgın dalgalar Zaman eriyordu kırılmış dümeninde. Ellerim üşürken Soğuğun insafsız gülümsemesiyle Bir güvercin kadar beyaz bir martının Dolaştığını görüyordum başımın üstünde Kırmızı gagasında Yarısı koparılmış yenmiş bir solucanla Ağlıyor mu Gülüyor mu Belli olmayan çığlıklarıyla. Zamanı üçe böldüm Geçmiş zaman Geçmiş zaman Geçmiş zaman Gelecek yok ki artık Ufukta kaybolan bulutların arkasından. Yaşadığım zaman Sisle kaplı karanlıkların içinde Bir ışık arıyor. Yavaş yavaş Uzaklarda bir yerde Akşam oluyordu Gün elini uzatıyordu karanlığa doğru Yaklaşan akşamı taşımak için koynunda. Bütün bilinmezlikleri yaşayan akşam ise Zamanın sessizliğini taşıyordu. İşte bütün herşey Sıralanmış duruyor önümde Tanıdığım, bildiğim, yaşadığım denizin Yosunları çıplak kayalıkların O beyaz martılı dalgacıkların İnleyen çığlıkları o hırçın rüzgarın Kırık ya da sağlam dümeniyle O küçücük sandalımın Ve sandalımın geçmiş zamana Şarkı söyleyen yelkenlerinin Arkasında Taaa en bilmediğim uzaklarda bir yerde Bilinmezlikler içindeki karanliklara saklanmış Sessiz Rüzgarsız Dalgasız Işıksız bir yer görüyorum. Benim bilmediğim Senin bilmediğin Kimselerin bilmediği bir yer görüyorum. Kapkaranlık duruyor.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.