Pencerene Bir Kuş Konar Gibi

E Ekrem Bozkurt
0 Altın Yaprak
Sana Demir atlarla geldim sekerek zamandan Yıldızları gölge gibi peşimde sürükledim...ayazdı. Yazdı.uzama zamanı gelmiş gölgelerin. Hüznün hasadına yetiştim mi, dersin, Yada şimdi mi, hüzne randevu... Zilin sessiz, sağır, kapın... Yüreğin unuttu mu,adımı. Anılarımı gördün mü, Bulamadım... Karlı yıllar,tozlu yollar getirdim... sana. Ve... yılkı, bir yürek... İstasyonun taş peron aralıklarına Bir uçurum gibi düştü, gözlerim... Seni aranmaların vaktidir çalan Kavuşmalara hasret yüreğim Oysa ortalık sensiz...telaşlı. Gelmedin...görüntünü esirgedin. Beni yağmur karşıladı bu şehirde Üstelik şemsiyemi almamışım Şiirlerim ıslandı, adamakıllı... Duygularım sel olsa ne çıkar Çöl, yüreğim... Kaktüs olup batar dikeni Anılar, hatırlatır kendini... Bir parça gökkuşağı getirmiştim Meteor yağmurundan kevgir... Çakıltaşlarından yapılmış deniz tuzlu bir kolye... Kuğu boynuna çok yakışır,çok... Som altın mavi bir gök,getirecektim... karardı yağmurdan. Gözlerinin rengini hapsedecektim... Gözlerimi gördün mü, gözlerimi... Daha, onları düşürecektim. Yüreğimi avuçlarına verecektim... Bu gelişin bir de dönüşü var... Onlarca kat çarpılarak çoğaltılmış hasretin... Kendini sürüklemenin ağırlığı Bir aşkın enkazı altında kalmak da, var... Çünkü... Fesleğen kokulu evinin penceresinden...gördüm: Evlenmişsin... Savurur, hayatımı...rüzgar. Pencerene bir kuş konar gibi...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.