adını okuyorum ıslanmış ağaçlardan gözlerim dökülüyor camlardan buğulanıyor bir mazi amansız bir türkü gibi geçiyorum yollardan…
...ama herkesin içinde bir eylül vardir denizleri ölesiye huzursuz sokaklari biteviye yorgun savaşlarin ve aşklarin geride biraktigi şehirler gibi…
akreplere bıraktım şimdi hicranlarımı bir davet kokluyorum veda tepelerinden adın merve olsun adın azize...…
neden hep sen deyince yoruluyor sular ve neden sana aşina bu kadar dağlar, yollar ve kuş yuvaları ve yokuşlar…
geçti gitti ömrüm benim tükendi yola ne deyim yalan oldu yarenlerim ben kime ele ne deyim…
çeşmelerden akan sensin aynalardan bakan sen bir kez olsun kendini kendimde görebilsen…
Maviye umut dediler Beyaza mürüvvet Aşkın adı pembeydi Yeşil bereket…