Savaş Risalesi - 2

E Erdem Beyazıt
0 Altın Yaprak
" 1400'üncü yıla armağan" Ben sıcak savaşlara girmedim daha Kılıçların çeliğine Su katmadı gözyaşlarım Ama Savaş için geldim Bu bilinçle bilendim Bildim bileli kendimi Hep düşlerimde yaşadım Bedir'i Kardeşin biri bir safta Öbür safta diğeri bir yanda Baba Oğul bir yanda. Ve toprak gibi güçlü bir ana Yedi erkek doğuran Yedisini birlikte Bedr'e yollayan Ey Afra kadın Kalacak adın Bu dünyada Kadınlar er kişiler doğurdukça Mutlaka bir sınav olacaktı Çünkü sünnetullahtı Uhud'da savaş vardı Bu savaş bir imtihandı Gerçi her savaş bir imtihandı Tüm yaşam bir imtihandı Tüm yaşam bir imtihandı Ama Uhud İmtihan içinde bir imtihandı. O demişti: Savunmak da Savaşlardan Bir savaştır. Savaşçılar demişti : Bu gün o gündür Düşmanı cepheden vurmak Nasipse eğer Cennet kapılarına varmak Kevserle kanmak İsteriz. O dedi : Mubarek olsun savaşınız Sabrederseniz eğer Sizindir zafer Savaşçılar uçmağa(cennete) varmış gibi Şehitlik umuduyla sarhoş gibi. Muaz dedi: Eyvahlar olsun siz ne yaptınız ? Hudayr dedi: Onun reyine karşı reyde mi bulundunuz? Savaşçıların içinde bir tel titremişti Başlarını önlerine eğdiler Onun kapısına döndüler O zırhını kuşanmıştı Hikmetlerden bir hikmet daha Noktalanmıştı. Öyleyse ey ümmet Ey kurtulmuş millet Kutlu olsun şuranız Kutlu olsun savaşınız. --- Feda olsun sana Anam, Babam At ya Sa'd! Ey ok atan Ey hayata coşkunluk katan Kutlu olsun savaşın Konuşan Oydu --- Bu kılıcın hakkını kim verir --- Nedir o kılıcın hakkı Ya Rasulallah ? --- Düşmanın yüzünde parçalanmaktır --- Öyleyse o iş bana haktır dedi savaşçı. Kılıcı eline aldı Koltukları kabardı Ve yürüdü meydana Salına salına. --- Bu yürüyüşü sevmez Allah dedi Rasulullah Ama bu hal müstesna O gün içinceye dek şehitlik şerbetini Savaşçı Döne döne Savaştı. Müşriklerin çarpılmış suratları Altlarında talihsiz atları Çarparak çeliğin ışıklı yalımına Paralandılar Parçalandılar. Uhud'dan Koşup gelen Birkaç müslüman: Eyvahlar olsun, eyvahlar olsun Yeryüzü efendisini kaybetti eyvahlar olsun! Sümeyra kadın ekmek yapıyordu Elleri sakindi Gözleri dalıp gidiyordu Sanki maverayı seyrediyordu İçinde bir mahşer kaynıyordu Yüreğinde Uhud dalgalanıyordu. Apansız sıçradı Çocukların göz nuru gençlerin yürek aydınlığı İhtiyarların dilde duası gönülde umudu Evrenin efendisine ne olmuştu. Ona bir hal mi olmuştu. Sıçradı kalktı Sümeyra kadın Başörtüsü havada dalgalanıyordu Unlar toprağa saçıldı, küller hamura karıştı Medine sokakları hızla kayıyordu evler bir bir tükeniyordu Sümeyra kadın bendinden boşanmıştı Bağrını döğüyordu. Sonra Uhud göründü Sonra müminlerden bir kalabalık gördü Koştu yanlarına erişti --- Rasulullah nerede ? Dediler: --- Ey sümeyra başın sağolsun Bilmiyoruz Rasulullah nerede Ama Bu gömdüğümüz kardeşindir, Allah katında Şehittir. Sümeyra dedi: Allah Rahimdir Ona bu rütbe Mubarek olsun ama ben Rasulullahı soruyorum. Sümeyra seğirtti Gitti gitti Yeniden bir topluluk gördü Durmayıp sordu: --- Rasulullah nerede ? Dedi Müminler: --- Bilmiyoruz ama gömdüğümüz erkeğindir Muradına erendir Elbisesiyle gömülendir. Dedi Sümeyra : --- Hamd olsun, ona şehitlik kutlu olsun Ama bir haber verin Rasulullah nerede ? Sonra gördü Onu --- Hamd olsun Dostlarını gördü --- Hamd olsun Buluştular Görüştüler Biliştiler Müminler --- Hamd olsun Yaratana Hamd olsun Yaratıp imtihan edene İmtihandan geçirip zafere erdirene Bilinçleri bileyip sabırlar verene Rahman olana Rahim olana Muin olana Hamd olsun.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.