Mektup 2

E Erdoğan Ateş
0 Altın Yaprak
Avucunda yitik bir dalga Yada suyu çekilmiş kıyınım Çalıyorum yıldızlarını Sevdan mühür gibi duruyor Bilsen nasıl diz çöküyorum Düşlediğin ömrünün önün de Diyelim ki Sivas ta Ankara da… …………………. (Şimdi hangi kapıyı açsam Avuçların doluyor bakışlarım) Sokakların ağlıyor en çok Kocaman naralar atıyor Yankılanıyor yürek kaldırımları Bu şehre gözlerinden ağlıyor Birde budanmış ağaçlarından. Kör bir alıcı oluyor sonra Dökülüyor evimin duvarları. Enkazının altında kalıyorum hüznün Bir çocuk eli değiyor toprağa Bir diğeri haykırıyor Yatalak bir çağırış bu Sararmış bir hastalık Şimdi hüznün kanıyorum Kalbim ağrıyor Kalbim ağrıyor enkazının altında… ( Bu şehri enkazından tanır yürek, ölmek yasak bu topraklarda) Sivri bir dili var kederin Kocamanda elleri Bağrına basıyor acıyı aklına geldiğinde Kuşlar dallarda kalmış her gün ağlar yavruları kapımda Terkedilmiş bir sevinç uzanır Vakit Ağustos Unutmuyorum Gel diyince gelmiyor mevsimin Alan yokmu bu sevdayı, kör bir alıcısıdamı? Çocuklarım parkından çıkmıyor Bak ellerim yıldız dolmuş Sönüyor parlaklığın Haydi şimdi sen ben olda vazgeç Ayır renklerini ebemkuşağının. Sürükleniyor bak Sürükleniyor gecende taşlarım Dokunamıyorum dokunduklarına Haydi sen ben olda Kapından içeri gir Islat suyunla kavrulan bedeni Kapat yokluğuna açılan gözlerimi… ( Sahteye bile ağlayabiliyoruz ki; gerçeğe ölmek yetmiyor artık) Mümkünü yok bu işin Pekala biliyorum

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.