bir şarkı düşerse pencerelerinden o kentin sakın ezme belki benim şarkımdı o bir zamanlar…
Akhisar’da doğdu. DTCF İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. TRT’de program yapımcısı ve denetçi olarak çalıştı. Şiir kitapları dışında çocuk oyunu, radyo tiyatrosu, öykü, deneme, çocuk masalları türünde yapıtları bulunmaktadır. Şiirleri İngilizce ve İtalyanca’ya çevrildi. Bir şiiri koro ve orkestra için bestelenen “senfonik şiir” yapıtının esin kaynğıi oldu. Bir süre Kültür Bakanlığı’nda Basın ve Halkla İlişkiler Danışmanlığı yaptı.
Sihiya’dan Nora’ya
- Gizlenen
- Son Mayıs Günlükleri
- Ödünsüz Yaşamlar İçin
Ergun Evren şiirleri
hadi bir karanfil koyalım vurulduğumuz yere ya da bir mum yakalım oysa, bir ağaç bile değilsiniz soluk alan yitikler ortasında…
bağışlanmaz davranışlar da vardır namluların ucunda sevebilir misin ya da her iki zamanlarda... bir bozgun muydu sence sevişmek…
hah hah hah hah hah ha ha ha ha ha ha ha ha ha dur... kaçma...…
Seni ganj boylarında yıkanırken görmüşler Gözlerini yollar, saçlarını rüzgar dağıtmış Geceyle sevişiyormuşsun Öğünsüz Allahsız (sabahsız) geceler öğünsüz…
Hiçbiriniz bilmeyecek Sihiya'yı Öğrenemeyecekler de Kiminiz bir şehir ismi Ya da memleket sanacak kiminiz…
Hani yosun rengi gözlerin olacaktı senin Hani rüyalarıma gelecektin Yağmurlu bir nisan akşamında hani Dönmek üzere gidecektin…
şairler de değişir demişsin dostum çok da güzel demişsin hani ama bir de değiştirebilsek ya... hani, başlangıcından bugüne yazıyoruz…
yemyeşil ışıklar dünyasına çağırdım oysa... bir sarıydınız siz, bir korkaktınız... arzulardı parçalara bölünen ekmeğinizde, gözlerinizde bir çığandı alıp giden sizi belli değildini…
seni önce türkçe söyleyeceğim bir güzel ki anlasın çocuğum seni önce türkçe yaşayacağım bir güzel ki duyulasın…
hep ölüm çığlıklarıydı karşımızda sanki yanan ozanlardı acısız bir sabah zindansız bir akşam ya da…