Kimi kimsesi yok adı Ali Uzun boylu sarı benizli Saçları sapsarı gözleri masmavi Bembeyaz dişleri parlıyor inci gibi…
Değer verirsin insanlara yüceltirsin Sonra kendini fasulye gibi nimetten sanır Anlarsın sen de o zaman hakikati Ama ne fayda ne yaparsın…
Halimi kime anlatayım Kim anlar beni bu saatte Hava soğuk buz kesilmiş zemin İçimi döksem buz tutmuş sokaklara…
Gözüne yağmur mu gözükür aşık olanın Yağan bir tek damla üstüne düşmez derdi olanın.
Buz tutmuş yolların, Ayazı çarpıyor... Kestane rengi saçlarımı sakladığım, Siyah, üzeri beyaz çizgili bereme.…
Gece sessiz ben yalnızım, Derince düşüncelere dalmışım, Saat on ikiyi gösteriyor, Bir an akreple yelkovana bakakalmışım...…
Seni tanımıyorum Görmedim Bilmiyorum ama Sadece seni sevdiğimi biliyorum sevgili…
Büyük bir hayalim vardı yıllar önce Eğer olacaksam bir meslek sahibi büyüyünce Ne zamandır tam hatırlamıyorum karar verdim öğretmen olacağım diye…
Hayallerimin penceresine perde çekildiği, Duygularımın kapısına kilit vurulduğu, Gözbebeklerimin retinasına kurşun sıkıldığı, Gözyaşı damarlarımdaki damlaların buza kestiği,…
Heyecansız bir hayat, Düşünceler olmuş bayat, Beyinler ise durmuş bir saat, Ömür gidiyor insanlar çok rahat.…
Bir çocuğun peşine düşen kaz Dağlardaki kar kadar beyaz Güzel duygular güzel düşünceler bu zamanda az Keşke her şey oluverse birden bembeyaz.
Gökten düşen bir kar tanesi Beyaz bir pamuk gibi düşer yeryüzüne Beyaz renk incedir belli etmez kendini Çünkü yağan kara vermiştir rengini…
Beyaz Beyaz kar Bayaz kar taneleri Bembeyaz…
Elimde sımsıcak bir bardak var O kadar sıcak ki tutmakta zorlanıyorum İçerisinde iyice demlenmiş kan kırmızı çay Tavşan kanı mübarek içmeyenin haline vay…
Bütün sevgiler aynı kapıya çıkıyormuş meğer Bu yaşıma geldim bunu yeni fark ediyorum bu her şeye değer Hangi yoldan gidersen git varılacak yer aynı O'na dilbeste olmaktan başka eld…
15 / 69 gösteriliyor