Bak şu Kadına Nasıl da giyinmiş Tepeden tırnağa Din adına…
1945 yazında muhtemelen Eylül sonlarında doğmuşum.Gençliğim Eskişehir'de geçti EİTİA ni bitirdim. Halen İstanbul Kadıköy'de yaşıyor ve ticaretle uğraşıyorum. 40 yıl sonra yeniden ve tamamen bir tesadüf sonucu tekrar şiir yazmaya başladım. Bu nedenle okuduğunuz şiirlerin tümü çok yeni ve kısa aralıklarla yazılmıştır. Eleştirilerinizi almak beni yenileyecek elbette methiyeleriniz en büyük keyif ve ilham kaynağım olacaktır.
Erol Atmaca şiirleri
Aslında ben içki sevmiyorum Beğenmiyorum Rengi, kokusu, tadı Hoşuma gitmiyor…
Ayda birgün beni düşünme Benim gibi düşün Sadece birgün için Bırak dargınlığı, kırgınlığı…
Bakma sen fırlayan göbeğime Önümde bir bohça gibi Bakma sen kırlaşan saçlarıma Hala fırça gibi…
Sorma damak tadını Tüm kızartmaların adını Sayarım Ama illede en başa karnıyarığı koyarım…
Demir at artık limana İndir açtığın tüm yelkenleri Gönül rüzgarına Belki hala ufak bir esinti var ama…
Düşün be Adam Otur da düşün bir kerre Neden kovarlar sımsıcak bir yazı sarı sonbahar? Niçin yemyeşil kalmaz topraklar…
Alışmamışım ev işine elimi hiçbirşeye sürmezdim makinalar nasıl çalışır hiçbirini bilmezdim…
Bak Arkadaş Bu Göbek kolay olmadı bir emeğin eseri Nice ustaların pişirdiği yemeğin eseri Onun her gramında bir hatıram, bir duygum…