Ne zaman tanıdım seni diye düşündüm Dün gece Bulamadım Sanki hep vardın bir yerlerde…
Şehir, Bembeyaz örtüsünü çekmiş üzerine Kimselerin görmediği bir saatte Tek başına iken…
bu gece gözlerini verdim sana ve gözlerimdeki tüm ışıltıları ellerini verdim…
ilk geldiğinde önce aklıma girmiştin sözlerinle sonra…
Hiç fırtınalar kopmadı Sanıyorsun yüreğimde Değil mi? Karşımda durup konuşurken sen…
yüreğim iki mevsimi birden yaşıyor bir yanında fırtına sarı yapraklar düşüyor her biri sen…
Güneşin gökyüzüne vedasını izledim Sessizce Nasıl da üzgündü gittiği için Utandı…
sen hiç kendini aradın mı? asırlık bir çınarın dalına konmuş minik serçenin eşine söylediği…
Seni aramaya çıktı düşlerim Dün gece Gecenin bilmem hangi saatinde Bir kapının önünde…
Kucağında bir demet ışıkla girdin dünyama Yürürken emin adımlarla Işıktan bir yol yarattın Serpiştirip sağa sola…
Sarı bir sonbahar yaşıyor kalbim Tüm güzelliği ile Rüzgar, geçmişim arasında dolaşıyor Garip bir fısıltıyla…