Ah Gençliğim!
F Faruk Karaman
0
Altın Yaprak
Ah gençliğim!
Attığım taşlar kadar hızlı,
Kırdığım camlar kadar dağınık ve anlamsız.
Doğan sineması; yıldırılması gereken düşman,
Ah bir de camlarını kırabilsem.
Meyhane camları iyi tanır beni,
Ramazanda açık lokanta camları da.
Bir tek doğan sineması camları tanımaz,
Onlar da tanıdığında düzelecek her şey!
Ah gençliğim!
Dilimden düşmeyen,
Gelmesi için benim ölmem gerektiğini öğrendiğimde;
Dilimden düşen "Kızıl Lale",
Eğer, genç bir kızın adı değilse umrumda olmayan,
"Şehadet"
Ah gençliğim!
Attığım taşlar, kırdığım camlar.
Bir cam kırma ertesi,
Ensemde bir el, sırtımda kırılan sopa.
Toplum huzurunu bozmaktan sabahladığım nezaret hane,
Nezarethane duvarları kadar soğuk ve somurtkan polisler.
Buralardan mı toplayacaktık seni naraları,
Adam ol nasihatleri.
Ah Gençliğim!
Kıblesini bilmediğim eylem şehirlerim,
Abdestsize dayanmayan namaz,
Ezanda olmayan kulağım.
Ah Gençliğim!
Attığım taşlar kadar hızlı,
Kırdığım camlar kadar dağınık ve anlamsız...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş