herkesten farklı bir aşk yaşadığını sanarak yeni bir güne uyanırsın, Dünyadaki gerçek aşkı sadece kendinin yaşadığı hissiyatına kapılırsın,…
Eylüldü... Nadasa bırakmıştım yüreğimi Kızıl sonbaharlarda terk-i diyar etmiştin düşlerimi…
Gün akşam kızıllığında veda etmekte, Üstüme ağır ağır İstanbul çöküyor yine, Meryem sessizliğinde kucak açıyorum geceye, Meryem kadar suskun,…
Mavi denizlerde yüzerken yorulmayacağımı sandığım bir sandala uzandığıma bakma, Daha gönül yorgunluğunu kaldıramamışken ilerisi bataklıktı dengemi sağlayamadıım yarınlarıma, Ağlam…
Susman gereken yerde konuştuğun anda biter aşk Kapanmak bilmez yüreğindeki yara İçindeki ses yargısız infaza tabi tutar benliğini Yitirirsin sevgilinin gülen gözlerindeki masumiyet…
Sensiz daha karanlık burda geceler korkuyorum. Yıldızlar soluk gecelerde bense yine aynı dertte sende... Her an seni düşünmek ne kadar zor Başımvucudum heryerim ağrıyor yorgunum…
Aklımın ucundan geçen yanık bir türküydü sanki gözlerin….Her iç çekişimde içime sen doluyordu…Sensiz kalmanın burukluğu vardı ellerimde Ayazda kalan evsizlerin bedeni gibi soğuktu…