Fahri Amca Ve Öğrencisi
F Ferhat Karaağaç
0
Altın Yaprak
"Günlerden erken bir Pazar akşamı
sabahın yorgun evleri, güneşini bekledikleri zaman
Yeni bir dünya için savaştıklarında "dedi;
Yaşı yetmiş beş olan ,uzun sakallı ve tombul vücuduyla
ve insanı etkileyen sesiyle Fahri Amca
öğrencisi döndü sonra hocasına
utanarak birazda üzgün bir yüz haliyle :
"Elbet ,yeni bir dünya …"dedi
baktı hocasının mavi gözlerine uzun uzun
Eğdi başını ve başladı anlatma ya:
"Bizim köyü bilir misiniz?Nereden bileceksiniz?
Bizim köyde bir insan bir insana selam verir her daim
Bizim köyde yoktur ayakkabısı yırtık bir adam
Lakin bunların hiç birine sahip olmadık uzun zaman
Lakin asla selam almadık birinden
Yani;sevgili hocam uzun bir zamanın kırık adlarıydı selamladıkları
Ağalar,beyler,Paşalar,mollalar,hocalar,büyücüler…"
Fahri Amca öğrencisine dönerek sanki onu hiç dinlememiş gibi şunları söyledi:
"Ağrı'dan İzmir'e,Erzurum'dan Karsa ve yedi tepeli İstanbul'a kadar uzanacak
Kızıllığı görünce selamlayacak
Maviliği alkışlayacak ve haykıracak dünyaya onlar "
Sözüne başlamadan öğrencisi,
"korku yok ki onlar için yüreklerinde aşkı taşımaktalar
Üzülmek yok ki onlar için ellerinde orak taşımaktalar
Ve emeği alıp yanlarına uzun bir yolculuğa çıktılar"
Öğrencisinin gözleri dolmuştu
Yere bakıyordu ve aklında bir yerde annesini anımsadı
Annesinin onun için verdiği emeği hatırladı
Ağlamaklı bir ses tonuyla hocasına döndü
"günler uzun bir gelecek getirecekse eğer
Günler vurgun geçirmeyecekse derin suda
Günler kararmayacaksa umutsuzca
Günler hatırlamayacaksa mayıs aylarını
Ve eylülleri
Günler utanmayacaksa yaşadıklarından
Günler ağlamayacaksa gidenlerin ardından
Ölüme boyun eğmeyecekse eğer…"
Sustu
daha fazla devam edemeyecekti
öğrencisi Fahri Amcaya döndü
Onun da gözleri dolmuştu
Şimdi ağlıyordu ikisi de
Son sözü Fahri Amca aldı:
"günler uzun olur elbet
Günler getirir geleceği
Günler karanlığı yararken açılır kızıllığı
Yeryüzüne vurduğunda aydınlık
Nâzım Hikmet doğar
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş