Sıyrılın gündelik düşüncelerden, Şimdi size aşktan bahsedeceğim. Bir arzu var içerimde hafiften, Şimdi size aşktan bahsedeceğim...…
1924 yılında Konya'da doğdu. İÜ Fen Fakültesi Kimya Bölümü'nü bitirdi (1950) . Mesleğini yapmadı. Uzun yıllar doğduğu kent olan Konya'da ticaretle uğraştı. Burada Çağrı adlı bir sanat dergisi çıkardı. Konya senatörü seçildi (1968) . Fezai mahlasıyla Yedigün ve Çınaraltı dergilerinde aşık tarzı şiirler yazdı. Çeşitli şiir antolojileri hazırladı. Evli ve 2 çocuk babası olan Feyzi Halıcı, 9 Ekim 2017 tarihinde (93 yaşında) vefat etti.
Bir Aşkın Şiirleri (1947)
- Masmavi (1952)
- İstanbul Caddesi (1957)
- Günaydın (1960)
- Dinle Neyden (1960)
- Gecenin Bir Yerinde İki Ceylan (1966)
- Selçukyada Aşk (1967)
- Bizim Şairler
- İstanbul ve Fetih Şiirleri
- Saz şairlerinin Diliyle Atatürk
Feyzi Halıcı şiirleri
Sevdadır çevre yanımda Bir nice nöbet tutmuştur Kar yağmıştır o dağlara Nilgün beni unutmuştur..…
Yoluna kurban olduğum Aziz bildiğim, evlattan! Şanın, şöhretin dörtnala Koşa gelmede milattan...…
Yükselir semaya dogru ellerim Mavi gecelerin seher vaktinde Hakka kanat açar hep ellerim Mavi gecelerin seher vaktinde…
Bir alev-gül baygın dudaklarında Düş düş... Yalnızlık ormanları kuytu Bütün masallar büyümüş...…
Şavkıması sana doğru yolların Sana doğru, denizlerin çağrısı Çiril çiril ötelerde bir güzel Günaydınım, nar çiçeğim, sevgilim...…
Yaşamak uğruna bir tanem ne varsa Her şey yüzün suyun hürmetinedir. Şu tablo, şu nehir, şu vişne dalı Her şey yüzün suyu hürmetinedir.…
Yolsun, adim adimsin, Kolumsun, kanadimsin. Özdeslesen adimsin, Bil ki agiz tadimsin.…
Bu cadde İstanbul Caddesi, Aziziye minaresinde çifte ezan Nal sesleri, motor gürültüleri Arasında kaybolursunuz bazan.…
Beyazitte tütüncü dükkanları Tramvayda dizi dizi kadınlar Günlük endişeler, aşklar, günahlar Tanıyorum hepinizi kadınlar…
O ki yollar yeşildi, geçtiğimiz Turunç turunçtu dağların ardı. Aşikar, gün gibi güzelliği Bir Misis Miniver vardı.…
Ey aşk, mağrur yılların arkasından Gidiyorsun durul durul nereye? İşte, en güzelin alın yazısı Ey gerçeği arayan kul, nereye?…
Hasretin gönlümde artık bir ateşten perdedir, Görmüyor pek gözlerim ney'ler,kudümler, nerdedir?…
Dünya nasıl dönerse, güneş etrafında Dönüyorum burcunda bir tanem, öyle. Neyse, salkım salkım ışık, neyse söz Örttüm cümle kapıları, tek sen söyle
Sevdadır, çevre yanımda Bir nice nöbet tutmuştur Kar yağmıştır o dağlara Nilgün beni unutmuştur.…
15 / 19 gösteriliyor