Yeter Üstüme gelmeyin geceler Bende alacaklı gani Azrail'e sözüm var…
Önce atomlarına ayırdım aşkı Teker teker saydım Leyla'yı gördüm bazen İşte bak şimdi Kerem…
Ayrıntılar yaşıyorsam aciz sanma ruhumu Herkes algılayamaz ölümün kokusunu
İsmini andım az önce Hafiften bir yağmur yağdı sandım Bir meltem esti aniden Ürperdim…
Ben bir garip ozanım Ne söyler, ne yazarım Yaşamın kıyısında Uçurumda yaşarım…
Ne yalan söyleyeyim İşime gelmiyor işte sensizlik Yapamıyorum dolunaylı akşamlarda Akşamları sabahlara katamıyorum…
Yine bitmek bilmez uykusuz geceler Karanlığına ve kalleşliğine rağmen dünya Zindansı gecelerin kahrolası çatal ayaz soğuğu Biçimsiz, sıska, titreyen bir beden…
Düşümde yol gördüm Gitmek mi var acaba? Düşlerimde karanlık Bitmek mi var acaba?
Nice dertler gördük yaban ellerde İsyandan kaçtık, günahtan korktuk Nice sevda yaşadık, nice ağladık Nice nice sel olduk yangına koştuk…
Mavi denizlerden keskin kayalıklara Nasıl tırmanır güneş Hiç bilmedim Bizim mahallede deniz yoktu…
Bomboş bir dünya bu Ölmüş ruhlar, canlı bedenler Kaybolmuş vicdan Sevgi mahvolmuş…
Burcun ne diye sordu arkadaşlar "O" diye cevap verdim Nasıl yani dediler sonra Öyle işte diyebildim…
Hey büyücü kadın Bırak şimdi Leyla'yı Yarına çıkar mıyız? Çalar mı ki kapıyı?
Uzaklardan gelen melodiler Ne sıla hasreti çeken topal dilencinin Ne akşam gezenlerin Ne de köşkün salonunda piyano eskisinin…
Sefere çıktım düştüm yollara Fethe gidiyorum İstanbullara Fatih gibi dil bilmem, yol bilmem ama Onun gibi aşığım İstanbul sana…
15 / 27 gösteriliyor